Category: Ali Aydın


Tuğgeneral Ali AYDIN
Yörtürk Vakfı Genel Merkezi ve başkanı Mustafa Tombuloğlu ile Kayseri Şubesi Yönetim Kurulu, Yörük Ali Paşa’nın (Tuğgeneral Ali AYDIN) mağduriyetinin giderilmesi ve tutukluluğunun bir an önce sonlandırılması için aşağıdaki metni kamuoyu ile paylaşmayı gerekli görmüştür.
Yörük Ali Paşa, 2007-2009 yılları arasında Kayseri Jandarma Bölge Komutanlığı yapmıştır. Bu görev süresi içerisinde, daha önce olduğu gibi, her kesimi kucaklayıp halkın gururu ve halkın paşası olmuştur. Hayatını yüce Türk Milletine adayan Yörük Ali Paşa, Balyoz davasından tutuklanmıştır. Bu haksız tutuklamayı Yörtürk Vakfı ve üyelerimiz üzüntüyle karşılamışlardır.
Torosların Yörük çadırında doğan, Türkiye’nin en ulvi kurumu olan Türk Silahlı Kuvvetlerinde paşalığa kadar yükselen Tuğgeneral Ali AYDIN, bütün hayatını çok sevdiği kurumuna, devletine ve milletine adamıştır. Bu çizgisinden de hiç sapmamıştır.
Ali Paşamız 12 Eylül 1980 darbesinde de gözaltına alınıp 35 gün işkencede sorgulanmıştır. On iki Eylül mağduru olan Yörük Ali Paşa, her ne hikmetse, 28 Şubat sürecinde de inançlarından dolayı sorgulanmıştır.
Darbelerin mağduru olan Yörük Ali Paşa, hukukun ve milli iradenin üstünlüğüne yürekten inanmaktadır. Yüce Türk Milletine ve devletine yürekten bağlı bir paşamızdır. Hizmet ettiği her alanda bu yansıma görülebilir. Yörük Ali Paşa’nın bu isnat edilen suçlamalarla ilgisinin olmadığına yürekten inanmaktayız. Bütün kalbimizle Yörük Ali Paşa’nın yanındayız.
               Hukukun üstünlüğüne inancımızı koruyoruz. Yargılamanın bir an önce tamamlanarak haksız mağduriyetlerinin bir an önce giderilmesini ümit ediyor ve bekliyoruz.
Kamuoyuna saygıyla sunarız.                                                                                                                                                                              
                                                                             26.02.2011    
                  Yörtürk Vakfı Kayseri Şubesi Yönetimi 
Reklamlar

Ünlü Tarihçi ve Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu, Dadaloğlu Şenliklerine katılmak amacıyla Kayseri’ye geldi.

Yörtürk Vakfı Kayseri Şubesi’nde basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Halaçoğlu, “Türkiye’de gittikçe artan bir ayrımcılık ve bölünme yaşanmakta. Türkiye’de birlik ve beraberliğin sağlanmasından Yörtürk gibi sivil toplum örgütlerinin çok büyük bir önemi vardır. Kitabım 3 ay gibi kısa bir sürede tamamen bitti. İnşallah yeniden basılacak. İlginç olan hazırlanan siteye IP olarak 875 bin kişi girdi, aynı IP’yi kullananları saymıyorum. Sadece ABD değil dünyanın her tarafından siteye girip kendi geçmişleriyle karşılaşan insanlar var. Ticaret odamızın önderliğinde sadece Kayseri aşiretlerini bir kitap haline getiriyorum. Ticaret odamızın yayını olarak çıkacak. İnsanlar kendilerini tanıdıkça adetlerini ve kültürlerini yaşatırlar. Kendi benliğini kaybetmek kültürünü kaybetmekle başlar. Yörük dediğimiz Türkmen dediğimiz zaman Türkiye’de herkes farklı farklı gruplarmış gibi anlıyor” dedi.
Açılım kelimesinin bile hoş olmayan bir kelime olduğunu savunan Halaçoğlu, “Birilerine hak vermemişseniz, dağa çıkmasını meşru kabul etmeniz gerekir. Acaba hak mı verilmedi yoksa Türkiye’de bütün insanlar mı bazı haklardan mahrum. Demokrasi dediğimiz şey belli gruplara verilen özgürlükler değildir” dedi.
Konuşmanın ardından Yörtürk Vakfı Kayseri Şubesi yetkilileri ve Kayseri Ticaret Odası Başkanı Hasan Ali Kilci’nin de katıldığı törenle Cumhuriyet Meydanı’na çelenk bırakıldı.

Kayseri’ye 175, Yahyalı’ya 65 kilometre uzaklıkta yer alan Kapuzbaşı, içerisinde bulunan gizli kalmış değerleriyle keşfedilmemiş bir cennet durumunda. Köyde yaşayan insanlar geçimlerini tarım, hayvancılık ve maden taşımacılığıyla sağlarken köyün yakınlarında yer alan şelalelerin turizm değeri de yöre insanlarına büyük avantaj sağlıyor.
Kapuzbaşı’nda bulunan takım şelaleleri yörenin turistik değerinin artmasını sağlıyor. Kapuzbaşı yöresinde yaşayan Ömer Çömen, yöre hakkında bilgiler vererek, “Sadece şelaleleriyle değil Yedigöller’iyle, Hacer ormanlarıyla, Aladağlar’ıyla turistik değeri büyük ve görülmesi gereken bir yer konumunda. Ayrıca yapılar da yöreye uygun olarak planlanmış ve gelen misafirlerin rahat etmesi için her türlü imkan sağlandı. Yörenin içinden akan Zamantı Irmağı ise kendisinden gelen büyülü ses ile birlikte çevresinden geçen kişilere huzur veriyor. Gelen misafirlerin keyifli bir gün geçirdikten sonra pansiyon evlerinde konaklaması için hiçbir engel olmuyor” diye konuştu.
 – KAPUZBAŞI’NDA DOĞA YÜRÜYÜŞÜ YAPILDI

Yörük Türkmen Vakfı Kayseri Şubesi ile Kayseri Gazeteciler Cemiyeti’nin birlikte düzenlediği Kapuzbaşı gezisi ve doğa yürüyüşü 3-4 Temmuz tarihlerinde gerçekleştirildi.
Yapılan geziye Yörük Türkmen Vakfı (YÖRTÜRK) Kayseri Şube Başkanı Ali Aydın, Kayseri Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Veli Altınkaya, İl Çevre ve Orman Müdürü Ali Rıza Baykan, Yahyalı Kaymakamı İdris Akbıyık, Dadaloğlu Derneği Başkanı İbrahim Yıldırım, Yahyalı Belediye Başkanı Mehmet Araç ile birlikte çok sayıda basın mensubu ve davetli katıldı. Gezide yörenin taşıdığı turistik değerler üzerinde durulurken bu konuda neler yapılacağı hakkında bilgi verildi.
Yörük Türkmen Vakfı (YÖRTÜRK) Kayseri Şube Başkanı Ali Aydın yaptığı açıklamada bu ülkede ve şehrimizde çok değerli sivil toplum kuruluşları olduğunu belirterek ” Sivil toplum kuruluşları içerisindeki değerli insanlar kendi değerlerine sahip çıkıyor. Bizlerde kendi değerlerimize sahip çıkmalıyız. Burada sadece 7 tane şelale yok. Burası Zamantı havzasıyla, Yedi gölleriyle,  Hacer ormanlarıyla bu ülkenin çok saklı bir cenneti. Bizler buraya gelmekle bu saklı cenneti dünyaya tanıtmayı amaçlıyoruz” şeklinde konuştu. Aydın, sadece ovalara ve denizlere değil dağlara da sahip çıkılması gerektiğini ifade ederek “Dağlara da sahip çıkmalıyız. Dağlarımızla ilgili yazılmış çok güzel şiirlerimiz, türkülerimiz var. Ferman padişahın dağlar bizimdir” dedi.
İl Çevre ve Orman Müdürü Ali Rıza Baykan, gelen turistlerin sadece Kapuzbaşı’nı görüp gittiklerini söyleyerek “Burada sadece Kapuzbaşı şelaleleri yok. Buradaki Hacer ormanları, Yedi göller ve muhteşem doğa manzarası görülmeye değer yerler. Bundan sonra sürekli olarak doğa yürüyüşü yapıp bu değerlerimizi tanıtmayı amaçlıyoruz” diye konuştu.
Erciyes Üniversitesi Türk Dünyasına Akraba Toplulukları Kulübü Başkanı Marat Gaipov’da Kapuzbaşı’nda olmaktan büyük mutluluk duyduklarını belirterek ” Bu güzelliklere sahip çıkılması gerektiğine inanıyorum. Buraya geldiğim zaman memleket özlemimi bir parça da olsa hafifletebildim. Burada doğa ile iç içe olmak insana büyük huzur veriyor” dedi.

Yörük Türkmen Vakfı Kayseri Şubesi ile Kayseri Gazeteciler Cemiyeti’nin birlikte düzenlediği Kapuzbaşı gezisi ve doğa yürüyüşü 3-4 Temmuz tarihlerinde gerçekleştirildi.

Yapılan geziye Yörük Türkmen Vakfı (YÖRTÜRK) Kayseri Şube Başkanı Ali Aydın, Kayseri Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Veli Altınkaya, İl Çevre ve Orman Müdürü Ali Rıza Baykan, Yahyalı Kaymakamı İdris Akbıyık, Dadaloğlu Derneği Başkanı İbrahim Yıldırım, Yahyalı Belediye Başkanı Mehmet Araç ile birlikte çok sayıda basın mensubu ve davetli katıldı. Gezide yörenin taşıdığı turistik değerler üzerinde durulurken bu konuda neler yapılacağı hakkında bilgi verildi.

Yörük Türkmen Vakfı (YÖRTÜRK) Kayseri Şube Başkanı Ali Aydın yaptığı açıklamada bu ülkede ve şehrimizde çok değerli sivil toplum kuruluşları olduğunu belirterek ” Sivil toplum kuruluşları içerisindeki değerli insanlar kendi değerlerine sahip çıkıyor. Bizlerde kendi değerlerimize sahip çıkmalıyız. Burada sadece 7 tane şelale yok. Burası Zamantı havzasıyla, Yedi gölleriyle, Hacer ormanlarıyla bu ülkenin çok saklı bir cenneti. Bizler buraya gelmekle bu saklı cenneti dünyaya tanıtmayı amaçlıyoruz” şeklinde konuştu. Aydın, sadece ovalara ve denizlere değil dağlara da sahip çıkılması gerektiğini ifade ederek “Dağlara da sahip çıkmalıyız. Dağlarımızla ilgili yazılmış çok güzel şiirlerimiz, türkülerimiz var. Ferman padişahın dağlar bizimdir” dedi.

İl Çevre ve Orman Müdürü Ali Rıza Baykan, gelen turistlerin sadece Kapuzbaşı’nı görüp gittiklerini söyleyerek “Burada sadece Kapuzbaşı şelaleleri yok. Buradaki Hacer ormanları, Yedi göller ve muhteşem doğa manzarası görülmeye değer yerler. Bundan sonra sürekli olarak doğa yürüyüşü yapıp bu değerlerimizi tanıtmayı amaçlıyoruz” diye konuştu.

Erciyes Üniversitesi Türk Dünyasına Akraba Toplulukları Kulübü Başkanı Marat Gaipov’da Kapuzbaşı’nda olmaktan büyük mutluluk duyduklarını belirterek ” Bu güzelliklere sahip çıkılması gerektiğine inanıyorum. Buraya geldiğim zaman memleket özlemimi bir parça da olsa hafifletebildim. Burada doğa ile iç içe olmak insana büyük huzur veriyor” dedi.

Yörük Türkmen Vakfı Kayseri Şubesi ile Kayseri Gazeteciler Cemiyetinin birlikte düzenlediği Kapuzbaşı Şelalesi Gezisi 3-4 Temmuz 2010 tarihlerinde gerçekleştirildi. Kayseri’deki birçok basın yayın kuruluşundan temsilcinin ve  davetlinin katıldığı gezide yörenin turistik değeri üzerinde duruldu. Gezinin ilk bölümünde Kapuzbaşı Büyük Şelale  önünde yapılan toplantıya İl Çevre Müdürü Ali Rıza Baykan, Yahyalı Kaymakamı İdris Akbıyık, Yahyalı Belediye Başkanı Mehmet Araç, Yörük Türkmen Vakfı Kayseri Şube Başkanı Ali Aydın ve Kayseri Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Veli Altınkaya katıldı ve Kapuzbaşı Şelalesi ve Aladağlar Milli Parkı hakkında basın mensuplarına bilgiler verdiler.

Kırgızistan’ın güneyindeki Oş ve Celalabad kentlerinde 11 Haziran da patlak veren etnik çatışmalar sonrasında çok sayıda can kaybı yaşandı. Bu duruma dünya sessiz kalırken Kayseri’de öğrenim gören Kırgız ve Özbek öğrenciler birlik çağrısı yaptılar.

Yörtürk vakfında yapılan toplantıya Kırgız ve Özbek öğrencilerin yanı sıra vakıf üyeleri de hazır bulundu. Yörtürk vakfı Başkanı Ali Aydın, Türk cumhuriyetlerinde yaşanan olumsuzların kendilerini bir hayli üzdüğünü söyleyerek Kırgızistan’da yaşananların benzeri Türkiye’de yaşatılmak isteniyor dedi. Buna izin verilmeyeceğini dile getiren Aydın bu çerçevede kurumların üzerlerine düşeni yapması gerektiğini vurguladı.

Türk Dünyası Araştırmaları Topluluğu kulübü başkanı ve Erciyes Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü öğrencisi Kırgızistanlı Marat Gaipov’da konuşmasına bir dörtlük ile başladı. Gaipov Asırlardır Kırgız halkı ile Özbek halkı kardeş kardeşe el ele birlik ve beraberlik içersinde yaşayarak gelen kardeş Müslüman halklarıdır.  Son zamanlarda bizim bul birlik beraberlik içersinde dünya arenasında boy göstermeye başlamamıza tahammül edemeyen karanlık güçler kendi karanlık amellerini bizim gençlerimize kardeş iki halkın gençlerine yaptırtmaya çalışıyorlar; ama bunu asla başaramayacaklar dedi.

Gaipov şöyle devam etti:  Orta Aysa da kardeşlik kökleri çok derinlere dayanan bul kardeş iki halkın birlik beraberliğini hiç kimse kendi kara amellerine alet edemeyecekleri gibi kardeşlerin arasına da nifak sokamayacaklardır.

Biz dışarıda eğitim almakta olan Kırgızistan gençleri yaşanan bu olaylardan dolayı üzüntü duymaktayız ve acilen olayların yatıştırılmasını durumun eski hale gelmesini istiyoruz. Bu olaylarda şehit olan kardeşlerimizin ailelerine Allahtan sabır diliyoruz ve üzüntülerini paylaşıyoruz. Şehitlere de Allahtan rahmet diliyor bu pis işlerini alet eden provokatörlere lanet ediyoruz.

Ayrıca medyada yer alan haberleri de takip ediyoruz ve bazı medyalarda ve haber muhabirlerinin verdikleri haberlerde sanki bu iki kardeş halk bir birine düşmanmış gibi ve Kırgızlar soykırım uyguluyor şeklinde verilen haberini üzülerek izliyoruz. Burada, yukarda da bahsettiğim gibi iki halkı bir birine düşürmeye çalışan provokatörlerin işlerine maalesef bazı medya kuruluşları da alet olmaktadır. Bizim medya kuruluşlarından ve habercilerinden özellikle de bu bölgelerle ilgili haber yapanlardan isteğimiz bu halkların bir birleriyle kardeşliğini vurgulayan ve bölücü provokatörlere uymamaları gerektiğini içeren haber yayınları yapması isteğinde olacaktık.

Tüm Kırgız Cumhuriyeti vatandaşlarımıza Türkiye’den selam söyleyerek, bu olayda şehit olan tüm vatandaşlarımızı saygıyla anıyoruz.

Burhanettin AKBAŞ’ın objektifinden 206. Akkışla Geleneksel Yoğurt Festivali

Bir güzel insan… Başkanımız Ali AYDIN Beyefendiye armağanımdır.

Bu gençler halaya durdukça yarınlara olan ümidim çok artıyor.

Akkışla için el ele vermişler. Akkışla’yı el birliği ile kalkındırmak şart…

Çocuk her yerde çocuktur.

Başkanımız Ali Aydın ve al bayrağımız…

Yörük Türkmen Vakfı Kayseri Şubesinin kıl çadırı ve Akkışlalı büyüklerimiz, küçüklerimiz…

Ah Türkmen anası ah…. Senin bakışların binlerce yıllık tarihimizin izlerini taşır.
(Lütfen fotoğrafları Burhanettin Akbaş’ı referans göstererek alınız. Emeğe saygı gereği)

(Selamlama)
Biz Türkler, yani Oğuzlar, bildiğiniz Yörük Türkmenler, Kuzugüdenli Türkmenleri; Orta Asya’dan Anadolu’ya, Anadolu’dan Balkanlara, Avrupa’ya kök salmış asil bir milletin evlatlarıyız, torunlarıyız.
Biz diyoruz ki, Yörük ve Türkmenler, yurdunun dağını taşını, kurdunu kuşunu sever de hiç insanını ayrı tutar mı? Anadolu hümanizminin filizleriyiz biz.Hoca Ahmet Yesevi’den, Anadolu’da Mevlana’dan, Hacı Bektaş-ı Veli’den, Yunus’tan, Toroslarda Dadaloğlu’ndan, Karacaoğlan’dan geliyoruz bizler.
Saygıdeğer Akkışlalılar!
Mustafa Kemal Atatürk diyor ki:
“Gidip Toros  dağlarına bir bakınız.
Eğer orada bir tek YÖRÜK çadırı görürseniz
Ve çadırda bir duman tütüyorsa
Şunu çok iyi biliniz ki, bu dünyada
Hiçbir kuvvet asla bizi yenemez.”
İşte bizler ilhamı buradan alıyoruz. Bu büyük millet, kendine olan özgüveniyle sadece düne değil geleceğe bakmalı. Köyün en güzel kızına aşık bir gencin başına ne gelirse işte bu güzelim Anadolu’da yaşayan Türk Milletinin başına da onlar geliyor. İnançlı olmalıyız, güçlü olmalıyız, eğitimde, sağlıkta, ekonomik alanda kalkınmalıyız.
Anadolu’da yaşayan Yörük Türkmenlerin önce develeri yok oldu. Sonra, keçileri yok oldu. Şimdi görüyoruz ki gün be gün koyunları azalıyor, yok oluyor. Size soruyorum. Koyunlar da yok olursa kurbanı nasıl bulacaksınız? İthal et gibi sonunda ithal kurban mı keseceğiz? Orta Anadolu’nun koyun deposu olan Akkışla, Gömürgen ve çevresinde acilen hayvancılıkla ilgili kapsamlı tedbirler alınmalı; beslenme, barınma, üreme ve pazarlama ile ilgili sorunlar çözüme kavuşturulmalıdır.
Kuzularımız telef oluyor, koyunlarımızın mera ve yayla sorunları çıktı. Bunlarla ilgili yöre insanları ve idaredeki yetkililerin bir araya gelerek köklü çözüm üretmelerini bekliyoruz.
Burada, gerek kuzularımızın telef olmasında, gerekse yayla ve mera sorunlarımızın çözümünde, bizlere yardımcı olan başta Kayseri Valimiz Mevlüt Bilici’ye, Kaymakamımıza, Belediye Başkanımıza ve Tarım İl Müdürümüze, İl Genel Meclisi Üyelerimize teşekkür ediyorum.
Yörük ve Türkmenlerin “ağartı” dediğimiz sütümüz, yoğurdumuz, peynirimiz, bizim yufkamızın katığıdır. Bizler bununla büyüdük.Bu değerlerimizi kaybetmeyelim.
Sayın Hemşehrilerim!
Bu festivali düzenleyen, başta emeği geçen tüm Akkışlalı hemşehrilerim olmak üzere, Sayın Kaymakamımıza, Belediye Başkanımıza, İl Kültür Müdürlüğümüze ve İl Genel Meclisi Üyelerimize teşekkür ediyorum. Nice Yoğurt Festivalinde buluşmak dileğiyle sevgilerimi ve saygılarımı sunuyorum.
Ali AYDIN
Yörük Türkmen Vakfı Kayseri Şube Başkanı