Kapuzbaşı Büyük Şelalede Musahacı Köyü Muhtarı Mehmet Avcı ve Dikme Köyü Muhtarı Abdullah Bulut ile beraberiz. Son derece cana yakın muhtarlarımız üç gündür Kapuzbaşı’nda keçi kılından yapılmış Yörük-Türkmen çadırında kalıyorlarmış. Yağmur yaş geçirmeyen bu çadırların soğuğa ve sıcağa dayanıklı olduğu aşikar… İki muhtarımız da Kayseri halkını Kapuzbaşı’na davet ettiler. Onlara göre buraları Kayseri’de görmedik kimse kalmamalı imiş. Öyle dediler. Biz Yörüğüz Türkmeniz soframız ve gönlümüz herkese açıktır diyen iki muhtarımızı canı gönülden kutladım ve Kayseri halkına selamlarını getirdim.
Yörük Türkmen Vakfı Kayseri Şube Başkanı Ali Aydın ve kıymetli eşleri, Kapuzbaşı’nda yufka yapan ve bazlama açan Türkmen analarını görünce hemen yanlarına vardılar. Ali Bey zaten o yörenin çocuğu… Türkmen analarıyla söyleştiler, dertleştiler ve güzel de bir poz verdiler. Biz sadece zamana tanıklık ettik.
Yahyalı bölgesi kelimenin tam anlamıyla bir Türkmen yatağı… Zaten tarihi kaynaklarda “Yahyalı Kışlağı” olarak geçiyor. Yani Türkmenlerin kışladıkları bir yer. Zamanla kışlaklar yerleşik hayata geçince köylere dönüşmüş.
Kapuzbaşı bölgesinde ise Varsak Türkmenlerinin yaşadığı sekiz köy var: Avlağa (Torun), Delialiuşağı (Eskiköy), Yeşilköy, Balcıçakırı, Çubukharmanı(Horozpınarı), Kapuzbaşı, Ulupınar (Barazama) ve Büyükçakır köyleri. Varsak Türkmenleri, Karacaoğlan ile aynı soydan gelirler. Osmanlılarla Karamanlıların harbinde Osmanlılar Türkmenleri katletmeye başlayınca Çukurova’dan buraya kaçıp canlarını kurtarmışlar. Kapuzbaşı köyünden 80 yaşındaki Ramazan Aşık ile karşılaştık, onunla Karacaoğlan üzerine konuştuk.
Ramazan Aşık, Karacaoğlan’ın birçok deyişini biliyor. Ona göre Karacaoğlan, bu Varsak Köylerini hep gezmiş dolaşmış. Karacaoğlan’ın deyişleri eskiden hep köy odalarında söylenirmiş ve Ramazan Aşık da bu şiirleri ezberlemiş ama yaşlanınca artık unutmaya başladığını söylüyor.
Ramazan Aşık’a “ah o eski günler” dedirten zamanları sorduğumuzda çileli bir yol hikayesi çıkıyor karşımıza. “Üç günde Yahyalı’ya giderdik.” diyor. Kapuzbaşı ile Yahyalı’nın arası 76 km.dir ve düşünün ki Kapuzbaşı’nın yolunun düzgün hale getirilmesi şurada üç beş senelik bir hikayedir. Ramazan Amca’nın bağrı yanık yol hikayeleri ile Karacaoğlan’ın deyişlerine karışıp gidiyor.
En güzeli artık Kapuzbaşı’na gitmeniz ve her şeyi kendi gözlerinizle görmenizdir. İşte size üç alternatif sunuyorum: Kapuzbaşı, Yeşilköy ve Derebağ Şelaleleri…
Kapuzbaşı Şelaleleri :
Kapuzbaşı şelaleleri 500 m2’lik bir alan içerisinde 7 adet şelaleden ibaret doğa çatlağından, kayalar arasından fışkıran, 30-76 m. yüksekliklerden çok büyük su debisi ile dökülen, ayrıca yaz ve kış aylarında devamlı surette akan kaynak şelaleleridir.Yahyalıya 76 km. mesafede Kapuzbaşı köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Ensenin tepe adlı blok kayadan çıkan şelalelerin beşi tepenin doğusunda, ikisi güneyinde yer almaktadır. 30-76 m. Arasında değişen şelalelerin suları, Aladağ-Aksu suları ,ile birleşerek Zamantı Irmağına, oradan da Seyhan Nehri’ne karışırlar.Çepeçevre bir orman içinden (V) şeklinde dar bir vadiye akan, debisi son derece büyük olan sular gürültü ve ses ile birlikte dehşetli bir manzara arz ederler. Aladağ zirvelerinde bulunan kar ve buzulların erimesiyle beslenen, yaz-kış suları hiç kesilmeyen şelalelerden doğudaki 3 şelale Takım şelale adını alırlar ve yükseklikleriyle tanınırlar.Elif şelalesi ile yayvan ve dağınık olup çevresi mesire yeridir.Çıkış ve bir arada bulunma özellikleri itibariyle toplam debisi yaz aylarında saniyede 27500 litreye ulaşan ve deniz seviyesinden 700 m. Yükseklikte olan Kapuzbaşı takım şelaleleri, çağlayan sularının sesi ve sütbeyaz rengi ile vahşi doğanın en görkemli görüntüsünü ve karşı koyulmaz gücünü ortaya koymaktadır. Şelale sularının boşaldığı vadi tabanında, ancak çok temiz sularda yaşayan kırmızı fosfor benekli şelalelere özgü alabalıkları yaşamaktadır..
Yeşilköy Şelaleleri :
Yeşilköy köyüne 3 km. mesafedeki ziyaret mevkilerinde bulunan şelaleler, Zamantı ırmağının iki yakasından akmakta olup Antalya-Düden şelalesinin benzeri niteliğindedir.Zamantı ırmağının üstünü kapatan tabi bir köprünün baş kısmında yer alan şelalelerin büyüğü 20 m., küçüğü 10 m. Yüksekliğindedir. Günün belirli saatlerinde dönüşümlü olarak çekilen ve geri gelen sularıyla halk arasında bir takım efsanelerin doğmasına yol açan Yeşilköy şelaleleri, turistlerin olduğu kadar son günlerde bilim adamlarının da uğrak yeri haline gelmiştir.Yeşilköy Şelalesinin döküldüğü yer ile bu yerin biraz yukarısında doğal olarak meydana gelmiş iki adet doğal yer köprüsü mevcut olup bu yerlerde Zamantı ırmağı kaybolup tekrar ortaya çıkmaktadır. Oldukça ilginç tabi varlıklardır.
Derebağ Şelalesi :
Yahyalıya 10 km. mesafede olup Derebağ Kasabası, Çağlayan Mahallesi sınırları içerisindedir. Yayvan akışlı kaynak çağlayanlardan olan Derebağ Şelalesi 15 m. yüksekliğindedir. İki mağara içinden çıkan temiz ve berrak kaynak suları daha sonra dar bir vadiden akarak Yahyalı’ya ulaşır. Çevresi piknik alanı olarak düzenlenmiştir.