Yörük Türkmen Kültürüne Hizmet İlim, Sağlık, Eğitim, Araştırma, Kalkınma ve Dayanışma Vakfı Kayseri Şubesi, Kayseri İli Yahyalı ilçesi sınırları içerisinde bulunan Kapuzbaşı Şelaleleri Etkinliklerinin üçüncüsünde bu “saklı cennet”in tanıtımına katkıda bulunmaktan için Kapuzbaşı Şelalesi’ne bir gezi düzenledi ve Zamantı suyunda da rafting heyecanı vardı. 5-6 Haziran 2004 tarihlerinde gerçekleştirilen etkinliklere bin kişiye yakın bir katılım sağlanarak rekor kırılırken Kayseri milletvekillerinin de katıldığı rafting heyecanı ulusal kanallara da taşınmıştır. Yörük Türkmen Kültürüne Hizmet İlim, Sağlık, Eğitim, Araştırma, Kalkınma ve Dayanışma Vakfı Kayseri Şubesi, Kayseri İli Yahyalı ilçesi sınırları içerisinde bulunan Kapuzbaşı Şelaleleri Etkinliklerinin üçüncüsünde bu “saklı cennet”in tanıtımına katkıda bulunmaktan için Kapuzbaşı Şelalesi’ne bir gezi düzenledi ve Zamantı suyunda da rafting heyecanı vardı. 5-6 Haziran 2004 tarihlerinde gerçekleştirilen etkinliklere bin kişiye yakın bir katılım sağlanarak rekor kırılırken Kayseri milletvekillerinin de katıldığı rafting heyecanı ulusal kanallara da taşınmıştır. Kayseri Valisi Nihat Canpolat’ın bölgeye karşı gösterdiği büyük hassasiyet, İl Kültür ve Turizm Müdürü İsmet Toymuş’un Kayseri’nin tanıtımına verdiği önemli katkı ile Vakfımızın diğer sivil toplum örgütlerini bir araya getirmesiyle bu etkinlik de amacına ulaşmıştır. Yörük-Türkmen Vakfı Genel Başkanı Mustafa Tombuloğlu’nun bu yılki etkinliklere bizzat katılması büyük bir memnuniyet yaratmıştır.
Bu bölgeye “saklı cennet” niçin “saklı cennet” diyoruz? Bunu sizinle paylaşmak istiyorum. Burada rahmetle andığımız, Yahyalı bölgesinin sevilen sayılan rehberlerinden Mehmet Nuri Özşahin, İsveçli bir turisti gezdirirken, dini inancı olmayan ancak araştırmacı bir kişi olan turistin kendisine: “Kutsal kitaplarda cennet diye tarif edilen yer burası olsa gerek” dediğini aktarmıştı. Biz bu hatırayı dinledikten sonra buraya “saklı cennet” diyoruz.Geçen yıl Kayseri Valiliği, İl Kültür Müdürlüğü, Yahyalı Kaymakamlığı ve Kayseri Gazeteciler Cemiyeti ile Vakfımızın sponsorluğunda yapılan Kapuzbaşı Şelalesi etkinlikleri kapsamında Hacer Ormanlarında gerçekleştirdiğimiz Doğa Yürüyüşüne (Trekking) yapılmıştı. Bu faaliyetimize katılan Discover Dergisinin sempatik müdürü Gül Soydan Hanımefendinin İngilizce, Almanca ve Türkçe yayınladığı dergilerinin birinci sayısında burada çekilen bir Yörük kadınının bütün sadeliği ve Anadolu’yu tarif eden giyim kuşamı ile kapak fotoğrafı olması altına da “Kutsal kitaplarda anlatılan cennet burası olsa gerek” diye üç dilde manşet yapıldığına tanık olduk. Başta Kayseri’deki yerel televizyonlarımız olmak üzere yazılı basının tamamını gerçekten Kapuzbaşı Şelaleri başta olmak üzere Zamantı suyu ve kalyonları, Hacer ormanlarını, Yedi Göller ve Milli Parkını ve Aladağları başta Kayseri olmak üzere tüm Türkiye’mize tanıtmışlardır.Bizim vakıf olarak amacımız “saklı cennet”i önce bölgemize, sonra ülkemize daha sonra da uluslar arası boyutta dünyaya tanıtmaktır. Bu tanıtım sonucunda bu cennette yaşayan konar göçer Yörüklerin ve yerleşik hayata geçmiş ama hâlâ evine sabun girmemiş ailelerin daha kasabasını görmemiş gençlerin ve bir memleket gerçeği olarak işsizliğin, yoksulluğun, umutsuzluğun önüne geçileceğine inanıyoruz.Bu etkinlik çerçevesinde vakfımıza maddi katkıda bulunan Özkoyuncu Madencilik’e teşekkürlerimizi sunuyoruz.Yörük Türkmen Vakfı Kayseri Şube Başkanı Ali Aydın’ın önümüzdeki yıllar için düşündüğü bazı projeler de var. Ali Aydın Bey diyor ki:“2005 yılından itibaren Kapuzbaşı Şelaleleri etkinliklerinin geleneksel hale getirmek istiyoruz ve yıldan yıla rafting, trekking, panayır, festival gibi değişik faaliyetlerde bulunmak arzusu taşıyoruz. Bu güzelliğe de başta Kayseri valiliğinin öncülüğünde bütün kurum ve kuruluşlarımızın, sivil toplum örgütlerimizin destek olacaklarını biliyoruz.”Yörük-Türkmen Vakfı Kayseri Şubesinin Başkan Ali Aydın Bey’in öncülüğündeki performansının takdirle karşılandığını burada ifade etmeliyim.

YÖRÜK- TÜRKMEN VAKFI KAYSERİ ŞUBESİ VE KAPUZBAŞI ŞELALELERİ Başbakanlık Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün 05.07.2001 tarihinde 13525 sayılı izniyle İktisatçı-İşadamı Ali AYDIN, İşadamı Abdurrahman YILMAZ, Kimya Müh. Güneş SOLAK, Prof.Dr.Mustafa Küçükaydın ile Prof.Dr.Mehmet DOĞANAY’ın şube kurucuları olarak yetkilendirilmesi ile vakfın Kayseri şubesinin açılması resmiyet kazanmış ve Kayseri şube başkanlığına da Ali AYDIN seçilmiştir. Başkanımız Ali AYDIN Bey, Kayseri bölgesinde çok sevilen bir işadamıdır. Yörük-Türkmen Vakfı Kayseri şubesini ortaya getiren, maddi ve manevi desteğini esirgemeyen bir insandır. Bunda sanıyorum ki en önemli etken bir Yörük evladı olmasıdır. YÖRÜK-TÜRKMEN VAKFI KAYSERİ ŞUBESİNDE KİMLER VAR?

Yörük veya Türkmenlik herhangi bir etnik grubu temsil etmediği gibi Sarıoğlan ilçesinin Karaözü kasabasından 77 yaşındaki Fındık Halanın dediği gibi “Türkmen demek, Türk milletinin özü demektir.” Yörük ve Türkmenlerin bu bayrağın gölgesinde huzur bulan herkesle de kardeşliği vardır. O yüzden Yörük-Türkmen Vakfı, Türkiye’nin birliğini bütünlüğünü her şeyin üzerinde tutmaktadır. Vakfın Kayseri Şubesi’nde Başkanlığı İktisatçı işadamı Ali Aydın yaparken yardımcılığını İşletmeci Abdurrahman Yılmaz yapmaktadır. Yönetim Kurulunda ise Prof.Dr.Mehmet Doğanay, Prof.Dr.Mustafa Küçükaydın, Kimya Mühendisi Güneş Solak Hanımefendi bulunmaktadır. Denetleme kurulunda da Prof.Dr.İbrahim Gülmez, Prof.Dr.Ahmet Selçuklu ve Prof.Dr.Ahmet Uğur yer almaktalar. Üyeler arasında ise Şerife Akıncıoğlu, Hüseyin Orhan, Orhan Aslantaş, Turan Akşit, Rıfat Açıkgöz, Halil Haner, Mustafa Yıldız, Ahmet Karaaslan, Mehmet Akif Gökçe, Murat Koyuncu, Ramazan Aydın, Ali Göçer, Saffet Aydın, Hüseyin Eroğlu, Osman Adıgüzel, Veli Altınkaya, Ali Malkoç, Ahmet Karlıtepe, Osman Tokdemir, Hasan Şahin, Ahmet Yılmaz, İrfan Çalışkan, Necati Erdoğan, İhsan Aydın, Tuncer Küçük, S.Burhanettin Akbaş, Davut Altınoluk, Şükrü Efe, Oğuz Solak, Figen Solak, Rıfat Yörük, Sami Dilci, Turgut Altıparmak, Esat Öztürk, Öcal Bozkurt, Abdullah Haner, Gaffur Ekinci ve Hamza İnanç olmak üzere birçok meslek dalından kimse bulunmaktadır.

KAYSERİ’NİN YÖRÜK VE TÜRKMENLERİ

Kayseri bölgesi Danişmentlilerle başlayarak, Selçuklu, Dulkadirli, Karamanlı, Eretna, Kadı Burhanettin ve Osmanlı dönemlerinde sürekli olarak Yörük-Türkmen göçlerine uğradı. Maraş ve Sivas hattının devamında olan Kayseri, Türkmenlerin göç yolu üzerinde bir şehirdi. Kayseri’de Oğuz boylarından 20 boy ve 600 yakın da Oğuz-Türkmen oymağı tespit edilmiştir. Kayseri’deki en yoğun Türkmen topluluğu Avşarlardır. Sonra Salurlar, Kızıklar, Kınıklar, Bayat ve Bayındırlar gelir. Kayseri bölgesine Danişmentli döneminden bu yana Türk yerleşimi olduğu için Türkmenlerin hemen hepsi yerleşik hayata geçmiştir. Konar-göçerliğin izlerini ancak son dönemde göçen Türkmen oymaklarında görebilmek mümkündür. Mesela 17. ve 18. yüzyılda iskan edilen Akkışla bölgesindeki Bayat-Bayındır Türkmenlerinde (Kuzugüdenli Türkmenleri), Pınarbaşı, Sarız ve Tomarza bölgesindeki Avşar Türkmenleri ve Yahyalı Bölgesinde Aladağlara çıkan Türkmenlerde konar göçerliğin kültürel unsurlarının izleri sürülebilir. Bunlar arasında Akkışla yöresinde tombak çadıra, Avşar yöresinde ve Yahyalı yöresinde kıl çadıra rastlanması Yörük- Türkmen hayatının izlerine birer örnektir. “SAKLI CENNET” Kayseri’nin Yahyalı ilçesine yaklaşık 80 km uzaklıkta bulunan Hacer Ormanları 18 bin hektar alanı kapılıyor ve bir doğa harikası olan Kapuzbaşı Şelalesi buradadır. Kapuzbaşı şelaleleri irtifa akışı itibariyle Uganda’da bulunan Victoria çağlayanı (100 m) hariç, ABD’de bulunan Niagara’dan (55 m), Finlandiya’da bulunan İmatra’dan (25 m), Erzurum’daki Tortum’dan (50 m), Antalya’da bulunan Düden’den (25 m) ve Manavgat’tan (5 m) daha büyüktür. Şelalelerin aktığı yerin rakımı 70 m’dir. Yani dünyanın ikinci büyük şelalesi ile karşı karşıyayız. Yörede Varsak Türkmenlerinin yaşadığı sekiz köy var: Avlağa (Torun), Delialiuşağı (Eskiköy), Yeşilköy, Balcıçakırı, Çubukharmanı (Horozpınarı), Kapuzbaşı, Ulupınar (Barazama) ve Büyükçakır köyleri. Yıllar önce deve katarlarının gittiği yollar bugün araçlara yol verecek hale gelmiş. Aynı yollarda bugün otobüslerle yolculuk yapılabiliyor.

ALADAĞLAR, HACER ORMANI, YEDİGÖLLER

Aladağ, Yedigöller dağ turizminin önde gelen bölgelerinden biri. Birinci sınıf, uzun gövdeli Karaçam ağaçlarından oluşan ”Hacer Ormanıyla” süslü Aladağlar Milli Parkında 100’den fazla göl ve birçok şelale bulunuyor. Deniz seviyesinden 2000 m. yükseklikteki yörede Yedigöller ve Kapuzbaşı Şelaleleri görülüyor. Aladağlar’a yürüyerek çıkış dört, iniş iki saat sürse de Yedigöller ve Şelale çevresinde kamp yapan birçok gezgine rastlanıyor. Kayseri ili Yahyalı ilçesine 76 km. mesafede Kapuzbaşı Köyü yakınlarında 7 şelale olarak bulunan Kapuzbaşı Şelaleler bölgesi doğal sit alanı… Kayalar arasında yer yer 70 m. yükseklikten coşkuyla akıp çevreye uçuşan su zerrecikleriyle serinlik saçan görkemli şelale Aladağ ve Aksu çayı sularıyla birlikte Zamantı Irmağına karışarak Seyhan Nehrine akıyor. Şelale dökülüşü sırasında çıkardığı ürpertici sesler ve görüntüsü nedeniyle ziyaretçilerini etkileyip beyin yorgunluğu ve düşüncelerden çarçabuk kurtararak, şaşkınlık içinde bırakıyor. Dağcılık, avcılık, akarsu balıkçılığı için uygun ortamların bulunduğu bölgede Yahyalıya bağlı 3 km. uzaklıkta Yeşilköy ve 10 km. uzaklıkta Derebağ Şelaleleri bulunuyor.