Kabaklı Oymağı:
Kustere Yörüklerinden gösterilen oymak Kustere’ye bağlı Kabaklı kışlağında meskun gösterilmiştir.[1] Oğuzların Bayat boyundan olan bu topluluk bugün Develi ilçesinin Kabaklı köyünde meskundur.
Kabuklar Oymağı:
Kayseri’de yerleştiği anlaşılan bir Türkmen topluluğudur.[2] Yerleştikleri bölge bilinmiyor.
Kaçak Oymağı:
Kustere Yörüklerinden olan oymak, Tomarza ilçesinde Kurdören, Çömlekçi ve Çöreğen[3] mezralarında meskundu. 1520’de Çömlekçi köyünde 32 hane nüfusları vardı.[4] Bugün Tomarza ilçesinin Çömlekçi isimli bir köyü mevcuttur.
Kadılı Oymağı:
1563 yılında Pınarbaşı nahiyesi Birdam köyünde 23 nefer olarak bulunuyorlardı. Bu köyde eşkincilerden de 6 nefer vardı.[5]Bugün Sarıoğlan ilçesinde Kadılı adını taşıyan bir köy mevcuttur.
Kafirlü Oymağı:
1518’den sonra Kafirlü nam-ı diğer Hızır Hacılı olarak geçmiştir. Yahyalı Yörüklerinden olan oymak 1543 yılında 25 hane olarak Alacalar (Eski Öküz) mezraında , 30 hane olarak Esri Barsam köyünde bulunuyordu. [6]
Kalaçlar Oymağı:
Oğuz Han’ın beylerinden Kalaç’ın adını alan bu topluluğun adını taşıyan Kayseri’de bir mahalle bulunduğu gibi, bu adla mevki adları da bulunmaktadır.[7]
Kaman Oymağı:
Bu Türkmen topluluğu Malya nahiyesine bağlı (Tomarza) Kurt Viran ( ya da Kurt Uran) kışlağında meskundu. 1584 yılında Beydili köyünde 36 hane Kurt Viran köyünde 9 hane nüfusları vardı. Tutarun, Çöreğen, Çömlekçi mezraları da tasarruflarında idi. 1543 yılında Kaltaviran köyündeki 6 hanenin yazları sahile gittikleri kayıtlıdır. 1584 yılında Seydili ve Kurt Uran’da 64 hane nüfusları vardı.[8] Bugün Pınarbaşı ilçesinin Pazarören kasabasına bağlı Kaman adını taşıyan bir köy de bulunmaktadır. 1563 yılında Pınarbaşı nahiyesine bağlı Gümüşgün köyünün diğer adı Kaman idi. Burada Kamanlu adı verilen oymak 37 nefer olarak bulunuyordu.[9]
Kamberlü Oymağı:
Kustere Yörüklerindendir. 1543 yılında 17 hane oldukları görülmüştür. Bu cemaatin içerisine 9 hane de Dulkadirli Türkmeni de katılmıştır. 1584 yılında Dikilitaş köyünde 5 hane, Karacaviran köyünde 29 hane nüfusları tespit edilmiştir.[10] Bugün Tomarza’nın Kamber köyü bu Türkmen oymağının adını taşımaktadır.
Kana Öküz / Kaba Öküz / Kara Öküz (Kanukaz) Oymağı:
M.1500 yılında İncesu ilçesinde meskun olan bir Türkmen topluluğudur. Bezircili (Karataşlı) Yörüklerinden olan oymak 1522’de Avşar mezraında 34 hane olarak bulunuyordu. 16. yüzyıl kayıtlarında “Kanukas” adını taşıyan bir mezranın Irmak Kenarı nahiyesinde (Felahiye, Özvatan, Sarıoğlan yöresi) olduğu da görülmektedir.[11]
Kaneşe Oymağı:
Irmak kenarı nahiyesi Yörüklerinden olan oymağın 1570 yılında 24 hane nüfusu vardı. Eğer bir okuma hatası yapılmıyorsa Kaniş-Karum (Kültepe) gibi Hitit ve Asur yerleşiminin bulunuduğu bir bölgede Kaneşe gibi bir Yörük oymağının bulunması son derece ilginç olmalıdır. 1584 yılında kayıtlarında bu sefer Kaneş adıyla geçen oymak yine Irmak kenarı nahiyesindedir ve Baş Viran mezraında 37 hane olarak bulunuyordu.[12] Kanklı Öyük Oymağı: 1658-1659 yıllarında Kayseri bağlı bir köyün adını taşıyan bu isim Kanglı Türklerinin adını taşıyor. Kanklı, Kıpçak, Karluk, Kalaçlar gibi isimler Oğuz han’ın beylerinden türemiş Türk boylarıdır ve Oğuzlarla iç içe yaşamışlardır. Kaptırga Oymağı: 1563 yılında Pınarbaşı nahiyesinde Kınık Geçen köyü Öyürgen mezrasında 22 nefer olarak bulunuyorlardı. Bu köyde eşkincilerden de 7 nefer bulunuyordu.[13]
Karabekirli Oymağı:
Dulkadirli Türkmenlerinden olan Karabekirliler Bünyan ilçesinin Ekinciler köyüne yerleşmiştir. Akkışla ilçesine bağlı Akin köyünün eski adı da Karabekirli idi. Yine Felahiye’nin Karaşeyh köyünde de bir Karabekirli obasının bulunduğunu yöre halkından öğrendim.[14]Sarıoğlan ilçesinin Akin köyünün eski adı da Karabekirli idi.
Karalar Oymağı:
Kayseri yöresinde farklı coğrafyalarda Karalar adını taşıyan oymaklara rastlanıyor. Karalar adını taşıyan bir oymak Karataş’ta (İncesu) tespit edilmiştir. İncesu’daki Karalar oymağı, Karalu/ Canibek/ Caniklü isimleri ile de biliniyor. Çöplü Yörüklerinden olan bu oymak, 1584 yılında Derecik( ya da Tepecik) köyünde 16 hane, Çukurkışla köyünde 77 hane, Belviran köyünde 23 hane, şehirde ise 2 hane nüfusa sahipti.[15] Özvatan ilçesinde Bünyan ilçesinden göçmüş Karalar oymağı bulunuyor. Bünyan ilçesinin Karadayı köyünde de Karalar oymağının yerleşik hayatta olduğu bilinmektedir. Bu oymak Oğuzların Bayat boyuna mensuptur. 1563 yılında Pınarbaşı nahiyesinde bulunan Karalar oymağı ise Kızıl Höyük köyüne tabi Kalecik mezraında ziraat yapıyordu.[16]
Karabulaklı / Karabudaklu Oymağı:
16 ve 17. Yy’larda Karaman’da sakin Atçeken oymakları arasında Turgut kazası Türkmenlerinden Kara Budak cemaati bulunmaktadır.[17] 1703 yılından itibaren diğer Recepli Avşarı obalarıyla birlikte Belih nehri boyları ve Rakka’ya iskan edildi. Ancak bir müddet sonra bir kısmı iskandan kaçıp etrafa dağılarak Kars ve Çıldır taraflarına gittiler. Rakka’ya iskan olan Recepli obalarının 1729 yılındaki tahririnde Kara Budaklılar 32 hane ve 18 mücerret nüfusa sahipti.[18] Türkay’ın eserinde Recepli Avşarı’nın bir obası olarak Rakka, Karaman, Kırşehir, Sis, Kayseri, Kars-ı Maraş, Erzurum (Hınıs ilçesinde Karabudak köyü var), Kadirli ve Zamantı’da yerleştiği belirtilen Kara Bulak obası[19] Kara Budak olmalıdır. Kara Budaklılardan Kayseri ve civarına yerleşenler günümüzde Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesine bağlı Karabudaklı (Kurttepe), Hörgücük (Kurtlar), Paşalı ve Cabe (Ayvacık) köylerinde yaşamaktadırlar. Karacakoğlu Oymağı: Mamalu aşiretinden olan bu Yörük obasının[20] da Kayseri’nin hangi bölgesine yerleştiğini bilemiyoruz.
Karacakürt / Karacakerd / Karacakurt Oymağı:
500 çadır kadar olan bu Türkmen obası[21] Kayseri bölgesinde yaşadığı biliniyor. Bozulus Türkmenlerinin en önemli kolunu oluşturan bu oymağa şimdi Karacakürt deniliyor. Bunların Kayseri’de Kürtler mahallesini oluşturdukları sanılıyor. M.1500 yılında Kayseri’nin “Kürtler” adını taşıyan bir mahallesi vardı.[22] Ayrıca Bünyan’ın Sultanhanı köyüne ve Sarıoğlan’ın Palas kasabasına Karacakürtlerin iskanı söz konusu olmuştur. Yemliha kasabasında da Karakürt lakabını taşıyan aileler vardı.[23]
Karacalu Oymağı:
1484 yılında Kayseri sancağı Yörükleri arasında gördüğümüz oymak 21 hane olarak Ağin, Oyma Ağaç ve Karakaya mezralarında oturuyordu.[24]
Karahasanlı Ceridi:
Beydili boyundan gelen Karahasanlı Ceritleri 1694 yılında Kayseri yöresinde görüldü.[25] Bugün yerleşim yeri tam bilinmiyor. Bugün Sarız’ın Çağşak köyünde kendilerine Cerit adını veren bir topluluk yaşıyor ve Binboğa dağlarında yaylaya çıkıyorlar. Adana tarafından Kayseri’ye geldiklerini söylüyorlar. 1563 tarihli Maraş Tahrir Defterinde Çörmüşek nahiyesinde Bücüş köyünde Kara Hasanlu oymağı oturuyordu ve 14 nefer nüfusları vardı.[26]
Karahacılı Oymağı:
Bu Türkmen obası 1701 yılında Yahyalı bölgesinde görüldü. Bu bölgede Köşk, Numan, Süleyman Fakihli ve Sarıca köylerindeki terk ettirmişlerdir. Bozdoğanlı Yörüklerinden oldukları bilinmektedir. [27]H.1140 yılında Kıbrıs’a iskan edildikleri ifade edilmektedir.[28] Bir başka bilgiye göre ise Yahyalı ilçesinde Senirköy’de meskundurlar.[29]
Karafakılı Oymağı:
Adı geçen Türkmen topluluğu 1653 yılında Kayseri’nin Karafakı mahallesini kurmuştur.[30] Karahıdır Oymağı: Zamantı yöresinde gösterilen bu Yörük topluluğu bugün Bünyan ilçesinin Karahıdır köyünde oturmaktadır.[31]
Karakaya Türkmenleri:
Bünyan ilçesinin Karakaya nahiyesi 16. yüzyıl kayıtlarında önce köy, sonra da nahiye olarak zikredilmektedir. 16. yüzyıldan itibaren Karakaya nahiyesi çevresinde mezraların köyleşmeye başladığı ve Yörük-Türkmen oymaklarının yerleşiminin arttığı gözleniyor. 1500 yılında köy olarak kaydedilmiş, 1520 yılında nahiye merkezi olmuştur. 1500 yılında köyün nüfusu 80, 1520 yılında ise 103’tür. Karakaya köyüne bağlı sekiz tane mezra vardı: 1. Zirve (Bugünkü Doruklu köyü), 2. Ağca İn, 3. Ağca Yonca, 4.Koyulca, 5.Kara Anbar, 6. Yağmur Bey (bugünkü Yağmurbey köyü), 7. Karaca Viran (bugünkü Karaca Ören köyü) Köyün malikane hissesi köyde bulunan Seyyid Halil Zaviyesine tahsis edilmiştir. Karakaya köyünde mülk sahibi olarak Abdurrahman bin Hoca Mehmed’i görüyoruz.[32] Karakaya nahiyesinde Türkmen oymakları mezra sayılarında artış sağlamışlardır.Paşalu Oymağı(71 nefer), Beğdili, Yüreğir ve Eyimlü mezralarını; Sarı Danişmetli Oymağı(31 nefer) Tokuş mezraını; Yuvalı oymağından Molla Bekir Boyaluca mezraını; Kılıçlı[33] oymağından Beğdicik (diğer adı Dana Kıran) mezraını; Seydi Hacılı oymağı Mescitli mezraını, Eylük Fakih Oymağı Kızılca İn ve Akkaya (Eylük Fakihlüden Bayram Hacılı oymağı) mezralarını; Kuru Yenlü oymağı Aygır Ağıl (diğer adı Canip)ve Başpusak mezraını; Kirsenlü (ya da Girsünlü) oymağı Aygır Ağıl, Kal’a[34], Katır Ağıl, Yalak Ağıl ve Küçük Kavak mazralarını; Çavlu Oymağı Kızıl Ağıl mezraını, Çakırlı oymağı Geyiklice, Yassıca ve Ağca Ağıl mezraını; Süksün oymağı Kesteniç mezraını kurmuşlardır.[35]
Karakethüda Oymağı:
Develikarahisar’da (Yeşilhisar’da) meskun bir Türkmen topluluğudur.[36]
Karakoyunlu Oymağı:
Kayseri’nin farklı yörelerinde aynı adı taşıyan Karakoyunlu oymaklarına rastlanmaktadır. Bu Türkmen topluluğunun yerleşim yerleri: İncesu, Yahyalı Taşhan, Yeşilhisar’ın Musahacılı köyü ve Sarız’ın Karakoyunlu köyüdür. Sarız’ın Karakoyunlu köyüne adını veren oymak bugün bu köyde iskan halinde olmayıp köyde Çerkezler meskundur.[37] 1563 yılında Karakoyunlu oymağı Pınarbaşı nahiyesinde Boğaz Ağıl ,İzci Viranı ve Güllüce mezralarında ziraat yapmakta idi.[38] İncesu ilçesindeki Karakoyunlular, bugün İncesu ilçesinde Karakoyunlu isimli bir mahallede oturmaktadırlar.
Karalu Oymağı:
Karataş Yörüklerindendir. (İncesu) 1584 yılında Çukur ve Derecik mezralarında 145 hane nüfusları vardı. [39]
Karamanlı Yörük Oymağı:
Avşar Yörüklerine bağlı olan oymak Aziziye (Pınarbaşı) ilçesinin Büyük Karamanlı köyünde meskundur.[40] Bozulus aşiretine bağlıdır. Pınarbaşı nahiyesinde 1563 yılında Güllüce mezraında Kulak oymağı ile birlikte ziraat yapıyorlardı.[41] Aynı tarihte Sarız bölgesinde Karaman Hacılı oymağı karşımıza çıkar. Adını boy beyleri Hamza veled-i Ali bin Karaman’dan almıştır. Sarız’a bağlı Kabak Tepe, Kıstallu Pınar, Kaba Ekrek, Taht Yurt, Gezce Bel yaylalarında bulunuyorlardı.[42] Karaman aşireti Oğuzların Afşar boyundan idi.[43] Karamanlıları esas olarak 3 bölgede görmekteyiz. Mavera’ün-Nehr, Azerbaycan ve Orta Anadolu. Bunlardan sonuncular, Orta Anadolu’nun güneyinde Anadolu Türkmen beyliklerinin Osmanlılardan sonra en büyüğü ve devamlısı olan Karaman-Oğulları devletini (1250-1487) kurmuşlardır. Ana kütlesi Afşarlara dayanan devlet, Üç-Ok Türkmenleri ile Türkleşmiş Moğol oymaklarını da çevresine toplamıştı.[44] Fatih bu devlete darbeler vurarak Konya-Karaman’ı ele geçirdi ve büyük oranda varlığına son verdi. Karamanlıları ise Balkanlar ile Trabzon civarında yerleştirdi. Karaman-Oğulları, İç-El’de küçük bir beylik olarak varlığını sürdürdü. Ancak rahat durmadıkları için II. Bayezid tarafından 1487 yılında tamamen ortadan kaldırılınca Karaman aşireti ve ona bağlı oymaklar peyderpey Anadolu, Kıbrıs ve Balkanlarda bir çok yere sürgüne gönderildiler. Böylece devlet hem yeni fethedilen yerleri Türkleştiriyor, hem de bu boyları dağıtarak tehlike olmaktan çıkarıyordu (Mesela Fatih, Trabzon Rum İmparatorluğunu ele geçirince Karamanlıların önemli bir kısmını bölgeyi Türkleştirmek için buraya göndermişti). Bursa’da kaldığım yıllarda burada yaşayan Bulgaristan’dan gelen Türk göçmenleriyle yaptığım görüşmelerde halen canlı bir şekilde Karamanlı ruhunun yaşadığına bizzat şahit oldum. Ayrıca Kıbrıs’a sürülen oymakların çoğunlukla İç-El Türkmenleri olduğunu biliyoruz. Bunlardan bazı kısımlar ise Burdur tarafına giderek 15. Yy’da Hamid ilinde yurt tuttu. 16. Yy’da burada hala Bölük-i Karamanlu cemaati varlığını sürdüyordu. 1593 tarihli bir fermanda ise Aksaray-Ankara arasında bulunan Karamanlılardan bahsedilir. 1555 yılında Karamanlıların bir bölümünün Antep’e gelerek yerleştiklerini görüyoruz.[45] 19. Yy’ın ikinci yarısında Batı Anadolu’daki Türkmen toplulukları ile ilgili bilgiler derleyen Rum asıllı Dr. Çakıroğlu, Nazilli’den Isparta’ya kadar olan yerlerde Karamanlıların yaşadığını belirtmiştir.[46] Karaman oymağının diğer bölümlerine gelince, onların bir kısmı 12. Asır ortalarında Maveraü’n-nehir’de, bir kısmı da Kara-koyunlu obası olarak Azerbaycan bölgesinde (Arran, Gence, Berdaa) yaşamaktaydı.[47] Bunların varlığı günümüze kadar gelmiştir. Halen bu bölgelerde Karamanlı diye yer adları var. Astarabat, Gürgen, Herat, Meruçek, Andhoy ve Akçay civarlarında Karaman adlı topluluklar bulunuyor. Serahs civarında da Karaman kabilesi var. Şahsevenlerin bir obası da Karamanbeğlidir. Suriye’de Bayır ve Bucak Türkleri yer adlarından Aşağı Karamanlı, Karamanlı, Yukarı Karamanlı köyleri bulunmaktadır.[48] Faruk Sümer, Kara-Koyunlular arasındaki Karaman oymağının adını Gence ve Berdaa hakimi Emir Karaman’dan (Bu şahıs Kara Yusuf’un beğlerbeğisiydi) almış olabileceğini söyler. Bu yüzden bu obanın Karaman-Oğulları ile ilgisini şüpheyle karşılar. (Ancak, Karaman-Oğullarının kurucusu da Karaman adını taşır. Biz Karaman’ın Türklerde şahıs adı olarak sık kullanıldığını biliyoruz.). Kara-Koyunluların yıkılması üzerine bunların bir bölümü Ak-Koyunlu hizmetine girmiş, ancak fazla itibar görmediği için çoğunlukla Safevilere katılmışlar ve kuruluşunda yer almışlardır. [49] Karamanlılara Boz-Ulus içinde de rastlıyoruz. Boz-Ulus’un ilk tahririnde adlarına rastlanmıyor. Ama Orta Anadolu’ya göç eden Boz-Ulus aşiretleri arasında bulunmaktadırlar. Bunlar, Dulkadır Türkmenleri arasındaki Karamanlıların bir kolu olmalıdır. Ayrıca Boz-Ulus’tan Oğulbeyli cemaati de Orta Anadolu’ya geldikten sonra (Karaman civarı) bazı obalara ayrılmıştı ki birisi de Karamanlı obası idi. Anlaşılan Karamanlılar, bu cemaatin içine dahil olmuşlardır. Bunun yanıda Boz-Ulus cemaatlerinden Tabanlı, Ankara civarındaki aşiretleri toplayarak Tabanlı Mukataası diye örgütlenmişti. Bunlar arasında da Karamanlılar var. Bunların bu bölgede eşkıyalık hareketlerine katıldığı da anlaşılıyor.[50] Dulkadırlı’dan Karamanlı ve Dedeli Karamanlı oymağı 1692 yılında Adana’da Ayas, Berendi ve Kınık’ta iskan oldu. Danişmentli Türkmenlerinden Karamanlı Mocan cemaati ise 1701 yılında Geyikler kazasının Avdan ve Şuhutlu köylerine iskan oldu.[51]İfraz-ı Dulkadır’dan olan Karaman-Beğceli (diğer adı Aşağı Paşalı, Adana), Karaman-Depesi (Adana, Kara İsalı), Karaman-Hacılı (Adana), Alcılı Karamanlı, Karaman-Uşağı (Çorum, Dulkadır, Samsun, Kete, Gördük) ve Küçük Karamanlı (İnegöl, Danişment-Afyon) obaları da[52] Kurtkulağı bölgesine 1705 yılında derbentçi olarak yerleştirdi. Bunlardan bir kısmı iskan yerini terk etse de tekrar döndürüldüler (1725). Ayrıca diğer bazı ifraz cemaatleriyle beraber Karaman-Uşağı da 1707’de Adanaya getirildi ve Anavarza – Kınık bölgesine iskan edildi. Bunlar Andırın Dağında bulunuyordu.[53]§ Biga, Babadağı – Silistre, Adana, Kars-ı Maraş, Teke, Hamit, Karaman, Çorum, Ankara, Sivas, Alanya, Halep, Tarsus, Sis, İç-El, Rumeli, Isparta, Samsun, Haymana, Karamürsel, Mihalıç, Çatalca, Eğridir, Aziziye ve Yeni-İl, Kadınhanı, Siroz-u Hamit, Karahisar-ı Teke, Amanos, Babadağı – Silistre, Boz-Ulus – Afyon, Ahsen Abat – Gence [54] Burdur’un Tefenni ilçesindeki Karamanlı kasabası (ilçe oldu) bu oymağın yerleşmesiyle kurulmuştur. Ayrıca Denizli’nin Çivril ilçesi Karamanlı köyü ile İzmir’in Kiraz ilçesi Karaman köyü de[55] bu cemaattendir. Kayseri’nin Bünyan ilçesine bağlı Gergeme köyü de Karamanlıdır.[56] Günümüzde Bursa’da Uludağ eteklerindeki köylerde yaşayan Kızılkeçili aşireti de Karamanlı soyundandır.
Karakışlalı Oymağı:
Zamantı yöresinde yerleşik bir Yörük topluluğu olarak gösterilmiştir.[57]
Karakeçili Oymağı:
Kayı boyundan gelen Karakeçili Türkmenleri, 1543 yılında Kayseri’de Karakeçili adıyla bir mahalle kurmuşlardır.[58]
Kara Musalılar (Musacalı) Oymağı:
Bir Afşar obası. Kara Musalıların Urfa Siverek’ten dağıldıklarını sanıyoruz. Bunun yanında halen Siverek’te Kara Musalılar bulunmaktadır. Siverek’te ve Diyarbakır Çermik’te Kara Musa adlı köyler vardır. 16. Yy’da Tarsus Sancağında Varsakların Kusun boyuna bağlı bir Kara Musalı obası bulunmaktadır. 1519’da 15 hane 1 imam 544 akçe vergi hasılı, 1523’te 17 hane ve 5 mücerret 584 akçe vergi hasılı, 1526’da 10 hane 2 mücerret 1 pir-i fani 448 akçe vergi hasılı, 1536’da 13 hane 8 mücerret 553 akçe vergi hasılı, 1543’te 15 hane 553 akçe vergi hasılı, 1572’de 12 hane 2 mücerret nüfus ve 542 akçe vergi hasılı vardı. Bu dönemlerde Değirmenlüce / Kızılca köyde ziraatle uğraşmış. Kara Musalı adını taşıyan diğer bir oba ise Ali Beğli boyuna bağlı olup nüfusu oldukça küçüktü. 1519’da 3 hane 102 akçe vergi hasılı, 1523’te 4 hane 1 mücerret 140 akçe vergi hasılı, 1526’da 4 hane 1 mücerret 182 akçe vergi hasılı, 1536’da 2 hane nüfusu ve 74 akçe vergi hasılı vardı. Bu dönemlerde Balçıklı mezrasında ziraat yapmış. Sonraki dönemlerde adına rastlanılmaması Ali Beğli ile birleştiğini akla getiriyor.[59] 1587 yılında Antep’e gelerek yerleşen Afşarlar arasında Karamusalılar da vardı.[60] Tomarza İmam Kulu köyündeki Avşarların bir kısmı kendilerini Kara Musalı olarak tanıtmaktadırlar. Bu köyden dağılan Kara Musalılardan bazı bölükler, Niğde’nin Bor ilçesi Porsuk köyü ile Nevşehir’in Avanos ilçesi Kalaba kasabasında (az varlar) yerleşmiştir. Ayrıca Kars’ın Sarıkamış ilçesinde de Kara Musalılar bulunmaktadır ve İmam Kulu köyündekilerle akraba olduklarını biliyorlar. Bu obadan kalabalık gruplar değişik yerlere göç etmiştir. Mesela, Balıkesir’in Kepsut ilçesi Maden köyünü bunlar kurmuştur (Kesir cemaati ile birlikte. Tomarza’da İmam Kulu köyünün hemen bitişiğindeki diğer bir Afşar köyü de Kesir adını taşır ki ilginçtir). Bunun yanında bazı köyler bu obanın adını taşır. Bu da onların göçüyle ilgili bize bir fikir vermektedir. Zonguldak Çaycuma ilçesi Karamusa, Burdur Tefenni ilçesi Karamusa, Çanakkale Lapseki ilçesi Karamusalar, Çankırı Şabanözü ilçesi Karamusa ve Sinop Boyabat ilçesi Karamusalı köyleri. Ayrıca Azerbaycan’da Gence ilinde Karamusalı adında bir köy vardır. Osmanlı belgelerinde bu cemaatin yerleştiği yerler, Kusun, Maraş, Çermik, Ankara, Karası, Yeni-İl, Biga, Teke, Kızılkaya – Teke bölgeleridir.[61] Ayrıca yalnızca Kayseri’de yerleştiği görülen Karasu cemaatinin[62] Kara Musalıların alt kolu olması gerekir. Çünkü Kayseri ve civarı ile (İmam Kulu ve Kalaba) Sarıkamış’taki Kara Musalıların soyadları Karasu’dur. Kararecep Oymağı: Diğer adı Arap Hasanlı olan Türkmen topluluğu Tomarza Karamuklu, İcadiye, Tahta, Kemer, Zelfin (kısmen), Taf (Özlüce), Toklar, Madrasan, Kesir ve Pınarbaşı’nın Hassa ve Tözgün köylerinde meskundur. Avşar Türkmenlerinin önemli kollarından birini meydana getirirler.[63]
Karaevli Oymağı:
Oğuzların Karaevli boyundan gelen bu Türkmen topluluğu, Yahyalı Taşhan’da ve Kayseri’nin Güneşli bucağına bağlı Karaevli köyünde meskundur.[64] Bugün Karaevli köyüne Karahöyük denmektedir.
Kara Türkoğlu Oymağı:
Kayseri sancağı Yörükleri arasında 1484 yılında karşımıza çıkan oymağın yerleştiği yeri bilemiyoruz.
Karaözü Oymağı:
Malatya taraflarından gelerek bugünkü Sarıoğlan ilçesine bağlı Karaözü kasabasına yerleşen Türkmen topluluğu Oğuzların Beydili boyuna mensuptur. Ahmet Özerdem, bugün Karaözü kasabasında oturan Oğuz oymaklarını geldikleri yere göre de inceleyerek şunları söylemektedir.
Kerimoğlu Yörükleri: Malatya’nın Hekimhan ilçesine bağlı Ardahan’dan göçmüşlerdir.
Tilkiler Oymağı: Atmalı aşiretindendir.
Kadılar Oymağı: Karakeçililerdendir. Bunlar da Malatya Hekimhan Başak köyünden gelmişler.
Haytalar: Tencili Aşiretinden diğer adı Göğebakanlı. Malatya Hekimhan Güvenç köyünden gelmişler.
Göktürkler Oymağı: Yozgat’ın Çayıralan ilçesinin Evciler köyünden gelmişler. Gündeşoğlu Oymağı: Malatya’nın Hekimhan ilçesinin Ardahan köyünden gelmişler.Bayatlar Oymağı: Malatya’dan gelmiş.[65]
Karasu / Karasu Türkleri Oymağı:
Malya Nahiyesinde (Tomarza) Karasu mezraında meskun olan oymağın tasarrufunda Acıgöl, Bulacak ve Kurdini mezraları vardı. Karasu adı Kayseri’de bulunan Ambarlı suyunun da adıdır. Bu ismi buraya Karasu Yörükleri tarafından verilmiş olmalıdır. Çünkü Karasu Yörükleri 1484 yılında Kayseri Sancağında Ağin kışlağında 20 hane nüfusa sahiptiler, 1500 42 hane, 1520’de 44 hane ve aradan yüz yıl geçince 1584 yılında Karasu Türkleri adıyla bir oymak oluşturuyorlardı ve 96 hane nüfusa sahiptiler.[66] Sanırım ki, bu Karasu adı da Asya kökenli olup Güney Sibirya’nın Minusink yöresindeki Karasuk adından kaynağını almaktadır.
Karasökmenli Oymağı:
Dulkadirli Türkmenlerinden olan oymağın Hisarcık’a yerleştikleri ve orada kendi adlarıyla bir köy kurdukları anlaşılıyor.[67]
Karaşeyhli oymağı:
Avşar boyundan gelen Karaşeyhliler Pınarbaşı ilçesinin Han, Gültepe, Kaman, Şabanlı ve Alagazili köylerinde meskundur.[68] 1541 yılında Antep’e gelen Afşar obaları arasında Karaşeyhliler de bulunuyordu.[69] Bu grubun daha sonra Antep civarındaki Beydili Türkmenlerinin arasına karışıp onun bir obasını teşkil ettiklerini görüyoruz. 1688-89 yıllarında Herikli Avşarı, Beydili ve diğer bazı boylarla Hısn-ı Mansur (Adıyaman) kasabasında ekili yerleri ve köyleri tahrip edip bir çok kişiyi öldürdüler. Devlet tarafından takip edilmelerine rağmen sürekli ayaklanıyorlardı. Bağdad kervanını vurmuş ve Darende kasabasında halkın mallarını gasp etmiştiler.[70] Beydili Türkmenleri arasındaki Kara Şeyhliler, Cumdanlı (Orhonlu’da Hamdanlı. Ankara, Çankırı, Rakka), Durabeyli (Ankara, Çankırı, Rakka) ve Yadigarlı (Adana, Ankara, Çankırı, Rakka) adlı kollara ayrılmıştı. 1690 yılındaki Avusturya Seferine katılan Beydililerin arasında Kara şeyhlilerden Kızıl İdris Oğlu Musa Bey ile Elis Oğullarından Kenan ve Kesal Beylerin adları geçiyor. 1691 yılında Halep bölgesi sakini olup Rakka bölgesinde Belih nehri civarında iskan edilen Topal Oğlu Asaf Kethüda’ya bağlı cemaat diğer Türkmenlerle birlikte şekavete başlayarak Anadolu’ya dağılmış ve tedipleri için Rakka, Maraş ve Halep yöneticilerine emir gönderilmiştir. Asaf Kethüdanın itaatsizliğinden dolayı 1700’de gönderilen emirde son bir ikaz yapılmış ve iskan bölgelerine yerleşmeleri istenmiştir. Ancak Kızıl İdris Oğlu Musa’ya tabi Kara Şeyhli, Taşkın-Oğulları’na tabi Cumdanlı Kara Şeyhli, Alkaşa’ya ? tabi Yadigar Kara Şeyhli, Kura’ya ? tabi Durabeyli Kara Şeyhli cemaatlerinin 1729 yılında Rakka’dan kaçıp Ankara ve Çankırı taraflarına dağıldıklarını ve tekrar Rakka’ya gönderilmeleri için emir çıkarıldığını görüyoruz.[71] 1703 yılından itibaren diğer Recepli Avşarı obalarıyla birlikte Belih nehri boyları ve Rakka’ya iskan edilen cemaatin bir kısmı iskandan kaçıp etrafa dağılarak Kars ve Çıldır taraflarına gittiler. Rakka’ya iskan olan Recepli obalarının 1729 yılındaki tahririnde Kara Şeyhliler 44 hane ve 12 mücerret nüfusa sahipti.[72] Tekrar Rakka’ya iskan edilen Yadigar ve Durabeyli Kara-Şeyhli cemaatlerinin diğer boylarla birlikte yerlerini terk edip Selçuk, Kütahya, Aydın, Saruhan, Karaman taraflarına ve Halep, Hama, Humus’a kaçtığını görüyoruz. Bu cemaatlerin iskan yerlerine gelmesi için 1748-67 yıllarında kapsamlı bir çalışma yapılmıştır.[73] Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesi Han, Gültepe, Kaman, Şabanlı, Alagazili, Arslanbeyli ve Cinliyurt köyleri bu obadandır. Kepez köyünde de bir miktar Kara Şeyhli var. Günümüzde Gaziantep ve civarında yerleşen Beydili Türkmenlerinin bey sülalesi bu Kara Şeyhlilerdir.§ Osmanlı belgelerinde bu cemaatin yerleşme yerleri ise şu bölgelerdir. Ankara, Arapkir, Aydın, Çankırı, Divriği, Diyarbakır, Halep, Hama, Hısn-ı Mansur, Humus, Karaman, Kilis, Kütahya, Malatya, Maraş, Niğde, Rakka, Saruhan, Selmanlı – Kırşehir, Sivas, Şiran, Yeni-İl. [74]Felahiye ilçesinde bulunan Karaşeyh köyü ise farklı bir oba olup Karabekirli, Yakışıklı, Yörükler, Karkı gibi oymaklardan oluşmaktadır.
Karlı Oymağı:
1563 yılında Sarız yöresinde Tennurlu oymağı ile Gök Öyük mezraını ekip biçiyorlardı.[75] Karkın Oymağı:
Oğuzların Karkın boyuna mensup bir oba, 16. yüzyılda Irmak Kenarı nahiyesinde tespit edilmiştir. Yine 16. yüzyıl kayıtlarında Kayseri şehir merkezi yakınlarında bir ekinlik de Karkın adını taşıyordu. 1831 yılında Kayseri’ye bağlı Ebiç köyünde Karkınoğlu isimli bir sülale vardı. Felahiye’nin Karaşeyh köyünde Karkı kabilesi, Bünyan ilçesinin Girveli köyünde de Karkın isimli bir başka soyun varlığı tespit edilmiştir.[76]Sümer, 16. yüzyılda Kayseri’de Karkın oymağının adını taşıyan iki ekinlik olduğunu, birisinin Kayseri şehir merkezinin yakınlarında diğerinin de Kenar-ı Irmak (Kızılırmak)[77]’ta olduğunu ifade eder.[78]
Karnık / Karnıklı Oymağı:
Kaynaklarda Kürt Türkmeni olarak isimlendirilen bu Türkmen obası Develi Harmancık’ta meskundu.[79]
Karataşlı (İncesu) Oymakları:
Oğuz Türklerinin Yazır boyuna mensup olan Karataşlı Türkmenleri Karataş nahiyesi adı verilen İncesu ilçesi havalisinde Şurunca, Kızılviran, Hamalı mezralarında meskundu. Kızılviran, bugün İncesu’nun Kızılören köyüdür. Moğol devrinden sonra Yazır boyuna mensup Türkmenler Karadaşlı / Karataşlı adını almışlardı. Bezircili adı ile de bilinen Karataşlı obası ise 1500’de 97 hane, ayrıca Yahyalı’da da 8 hane idi. Kızılviran, Komalu ve Sürtmece mezralarında idiler.[80] Genellikle İncesu bölgesinde gördüğümüz Karataşlı oymağının en önemli kolu olan Bezircili obası ise Kayseri istikametinde dağılmıştı. Hatta bunlardan bir kolun Germir köyüne, bir bölümünün de Bünyan ilçesindeki Gergeme köyüne yerleştikleri biliniyor.[81] Dulkadirli Türkmenlerinden olan bu oba adını Orta Asya Türkmenlerine bağlı Teke kolundan Ödemiş’in Karataşlı oymağından alır. İncesu bölgesine yerleşen Karataşlı oymakları şunlardır:Bezircili Oymağı (Boran[82] ve Sürtme[83]’de 110 nefer)Karataşlı Oymağı (Kızılviran[84]’da 110 nefer)Sarı Kürklü OymağıKaba / Kara Öküz Oymağı (Avşar’da 46 nefer)Çanaklı Oymağı (Boran’da 81 nefer)Boğalu Tatar Oymağı (Kızılca İn’de 183 nefer)Ali Bey Hacılı Oymağı (Boran’da 55 nefer)Evlad-ı Cumalılar Oymağı (Kızılviran’da 17 nefer)Ali Hacılı Oymağı (Kuyucak’ta 29 nefer)İvaz Hacılı Oymağı (Gelbolas’ta 69 nefer, Yortan’da 122 nefer)Ali Bölüğü (59 nefer)Sarı İbrahim v.i. Alişar Oymağı (Devepınar’da 23 nefer)Selvi / Cüllahlar / Celayir Oymağı (Hisartepe’de 118 nefer)Garipşalu Yörükleri (Tepesi Dölek’te 64 nefer)Hüseyin Kethüda OymağıSüleyman Kethüda Oymağı (Gökçe Emir’de 30 nefer)Çöblü YörükleriEvlad-ı Sığırlı( ya da Seferli) Oymağı (Güllü ve İmamlu[85]’da 19 nefer)Karalar / Canibek/ Caniklü Oymağı (Tepecik’te 72 nefer, İncesubaşı ve Boran’da 111 nefer))Evlad-ı Yaban / Baban Oymağı (İkiyüzlü’de 37 nefer)Evlad-ı Tacir Oymağı (Sakaltutan ve Tepecik’te 4 nefer)Dervişan Oymağı (Arapgir’de 25 nefer)Evlad-ı Mukbil Oymağı (Boran’da 23 nefer)Hüseyin Hacılı Oymağı (Tepesi Dölek’te 64 nefer)Omuzu Güçlü Oymağı (Omuzu Güçlü’de 6 nefer)Sar ve Halid Bahadır Oymağı (Viran Şehir[86]’de 45 nefer)Simanigah Oymağı (Simanigah’ta 79 nefer)Sofu Oymağı (Hisar Tepe’de 64 nefer)Silopi Oymağı (Viran Şehir’de 45 nefer)Sarım Hacılı (Gökçe Emir’de 8 nefer)Hasinlü (110 nefer)Hacılar Oymağı (Kızılviran’da 69 nefer)Hacılı Oymağı (İvaz’da 74 nefer)Hallaçlı (Viranşehir ve Güllücek’te 110 nefer)[87]
Karatay Oymağı:
Karatay oymağı, Karataş evkafına dahil Türkmen topluluğudur.[88] Bünyan’ın Karadayı köyünde oturan Karatay oymağı 1563 yılında Karatay Sultan adıyla geçen köyde 44 nefer, Mancıklar köyünde de 16 nefer süfusa sahiptiler.[89] 8 Mayıs 1702 tarihli bir belgeden Adana ve Tarsus civarında yaşayan Yörük taifesinden Karataylı oymağına bağlı Abdullah Cemaatinden Hüseyin isimli şahsın iskanına yardımcı olunması için Kayseri Kadısı Ahmet Paşa’ya emir gönderildiği yazılıdır.[90]
Kartal Uşağı Oymağı:
Türkmen Kürdü olarak geçen oymak Develi yöresine yerleşmiştir.[91] Orta Asya’da Kırgız oymakları arasında Kartallı isimli bir oymak bulunmaktadır.
Karı (Eski) Kışla Oymağı:
Zamantı kazası oymağı iken 1543 yılında Kayseri’ye tabi olmuştur. 1543 yılında 32 hane, 1584 yılında Koyun Abdal köyünde 38 hane nüfusa sahipti. Koyun Abdal köyü aynı adla bugün Bünyan ilçesine bağlıdır. [92]
Kartinli / Kartınlı Oymağı:
Türkmen Kürdü olarak ifade edilen oymak Develi yöresine yerleşmiştir.[93] Kasım Çelebi Oymağı: Yahyalı Yörükleri arasındadır. Boy beyleri Kasım Çelebi’nin adını taşıyan oymak Yahyalı kışlağında Saraycık’ta oturuyordu.[94]
Kaşıkçılar Oymağı:
Danişmentli Türkmenlerinden gösterilen oymak Cevanşir oymağı ile birlikte Kayseri, Niğde ve Develi kazasında Öyük, Yarlık, Çakırağıl, Karacaviran ve Millidere isimli harap köylere yerleşmiştir. Bugün Develi ilçesinin Karacaören ve Millidere köylerinde meskundurlar.[95]
Kavurgalı Oymağı:
Dulkadirli Türkmenlerinden olan oymak, 1500 yılında Sis’ten (Kozan) gelmiştir. 1543 yılında 10 neferi vardı ve Yenice mezrasında bulunuyorlardı. 1570 yılında 10 hane olarak Koramaz nahiyesinde(Bünyan), 16 hane olarak da Karataş (İncesu) nahiyesinde görülmüşlerdir.1563 yılında Pınarbaşı nahiyesinde Candar Guş köyünde 12 nefer nüfusları vardı.[96]
Kayacılı / Kayacalı Oymağı:
Kayseri’ye yerleşen Türkmen Yörüğü olarak gösterilmiştir. Yerleştikleri yer bilinmiyor.[97]
Kayı Oymakları:
Oğuzların Kayı boyuna mensup oymaklardan Karakeçili aşireti Kayseri’de kendi adını taşıyan Karakeçili mahallesini kurmuştu. (16. yüzyıl) Ayrıca eski adı Cırlavık olan Mimarsinan kasabasında Kayıapa adını taşıyan mezra ve aile lakapları tespit edilmiştir.[98] Kayı boyuna mensubiyeti bilinen Hacılar obaları da Kayseri’de Hacılar ilçesine adını verdikleri gibi, Develi ve Yahyalı mıntıkasına da geçmiş ve yerleşmişlerdir.[99]
Kayınlu Oymağı:
1563 yılında Pınarbaşı nahiyesinde Kırtıl Çevnik yanında bulunan Cırlavuk mezraında ziraat yapıyorlardı.[100]
Kayseri Yörükleri:
1500 tarihinde Kayseri şehir merkezinin mahalleleri incelendiğinde bunların büyük bir bölümünün Yörük-Türkmen oymakları ile meskun olduğu anlaşılıyor. Bunlar arasında Konuklar Oymağı Lalacami semtinde Konuklar mahallesinde(20 hane, 27 nefer), Varsak Türkmenleri Varsak Mahallesinde(7 hane, 21 nefer), Tac-ı Kızıl Mahallesinde Uygurlar (32 hane, 50 nefer), Deveciler Mahallesindeki Türkmenler (25 hane, 33 nefer), Yalman Mahallesindeki Şarkiyan Türkmenleri (50 hane, 69 nefer), Hasbekli Türkmenleri Hasbek Mahallesinde (57 hane, 100 nefer), Hacı İvaz Türkmenleri Hacı İvaz mahallesinde (17 hane, 31 nefer) olarak bulunuyorlardı. 1543 yılı vergi mükellefleri listesinde ise Türkmen oymaklarının adlarını taşıyan mahallelerde durum şöyledir: Dündar (224 vergi mükellefi), Bozatlu (223 vergi mükellefi), Yalman (165 vergi mükellefi), Hasbekli (Çelebi Fakih adıyla da anılmıştır.) (227 vergi mükellefi), Taşkun (238 vergi mükellefi), Konuklar (55 vergi mükellefi), Varsaklar (56 vergi mükellefi), Köse Danişmend (54 vergi mükellefi), Hasünlü (8 vergi mükellefi), Tac-ı Kızıl (58 vergi mükkelefi) ve Hacı İvaz (35 vergi mükellefi) bulunduruyordu. 1583 yılında ise Kayseri’nin bütün mahalleleri arasında şöyle bir nüfus oranı vardı: Hacı Mansur 135 nefer ( 129 Müslüman, 6 Hıristiyan)Sasuk 43 nefer (38 Müslüman, 5 Hıristiyan)Nesibe Hanım 45 nefer (40 Müslüman, 5 Hıristiyan)Derviş Bey 155 nefer (142 Müslüman, 13 Hıristiyan)Hüseyinli 319 nefer (317 Müslüman, 2 Hıristiyan)Gürcü 44 nefer (41 Müslüman, 3 Hıristiyan)Emir Sultan 37 nefer (33 Müslüman, 4 Hıristiyan)Tac-ı Kızıl 48 hane (44 Müslüman, 4 Hıristiyan)İslim Paşa 26 nefer (15 Müslüman, 11 Hıristiyan)Gülük 264 nefer (tamamı Müslüman)Kalenderhane 237 nefer (tamamı Müslüman)Bozatlu 233 nefer (tamamı Müslüman)Yalman cemaat-i Şarkiyan 229 nefer (tamamı Müslüman)Eski Bazaristan 229 nefer (tamamı Müslüman)İsa Fakih 227 nefer (tamamı Müslüman)Dündar 226 nefer (tamamı Müslüman)Hacı Kılıç 209 nefer (tamamı Müslüman)Deveci 33 hane (31 Müslüman, 2 Hıristiyan)Debbağin 151 nefer (tamamı Müslüman)Lala 108 nefer (tamamı Müslüman)Yenice 76 nefer (tamamı Müslüman)Gebe İlyas 76 nefer (tamamı Müslüman)Kaban 69 nefer (tamamı Müslüman)Konuklar 42 nefer (tamamı Müslüman)Bostancı Çelebi 6 nefer (tamamı Müslüman)Tacettin 52 nefer (tamamı Müslüman)Tus 78 nefer (tamamı Müslüman)Varsaklar 18 nefer (tamamı Müslüman)Tutak 37 nefer (tamamı Müslüman)Baldöktü 83 nefer (tamamı Müslüman)Alaca Mescit 26 nefer (tamamı Müslüman)Hasbekli 164 nefer (tamamı Müslüman)[101]Bu bilgiler gösteriyor ki, 1583 yılı itibariyle mahallelerde Türk ve Müslüman nüfus büyük bir ekseriyete sahiptir. Türk ve Müslüman nüfusun Selçuklu döneminde taşıdığı Türkmen boy ve oymak adlarını tam olarak adlandıramıyoruz. Başta Külük (Gülük) Mahallesi olmak üzere birçok mahalle adının geleneğe uygun olarak boybeylerinin ve oymakların adını taşıdığını söyleyebiliriz. Osmanlı döneminde yukarıdaki listede de görüldüğü üzere Yörük-Türkmen nüfusun şehre yerleşiminin arttığını Hasbekli, Tutak, Varsaklar, Konuklar, Deveci, Dündar, İsa Fakih, Yalman, Tac-ı Kızıl, Hüseyinli gibi isimlerden rahatlıkla anlıyoruz. Bu isimler Oğuz-Türkmen kökenli isimler olup doğrudan doğruya Türkmenlerin oymak adları ile ilgilidir ve bunların içerisinde bazı Türkmen obaları şehrin yakınlarında ikamet ediyorlardı. 18. yüzyılda ise, Kayseri’de Yörük-Türkmen oymaklarının adlarını taşıyan mahallelerin sayısında artışlar olmaya devam etmişti: Tutak, Konuklar, Tac-ı Kızıl, Hacı İvaz, Hasan Fakih, Bayram Bey, Varsak, Kapan, Hasbeklü, Gülük, Hamurcu, Bektaş, Yalman, Köse Danişmend, Karakeçili, Şarkıyan.Daha sonraki tarihlerde Kayseri ve civarında gördüğümüz Türkmen oymaklarının şehre iskanı devam edecektir. Bunlar arasında Taşkın, Şerefli, Deliklitaş, Selmanlı, Bozatlu obaları gibi isimler vardır. Yeni mahalleler oluşturarak, Türkmen ve Yörük iskanı Kayseri nüfusunu artıracaktır. Anadolu’nun diğer şehirlerinde olduğu gibi Yörükler ve Türkmenler sürekli Anadolu’ya göçerek şehirlerdeki Türk nüfusun ekseriyete ulaşmasını sağladılar. Bunun neticesinde gayrimüslim nüfus Anadolu’nun hiçbir şehrinde %20 nüfusun üzerine çıkamadı. Şimdi Kayseri’nin bazı mahallerinin adlarına dikkat edelim. Daha önce karşılaşmadığımız bir mahalle Oduncu adıyla karşımıza çıkıyor. Bunu bir meslek dalı olarak düşünebiliriz. Lakin, o tarihlerde Oduncu isimli bir Türkmen oymağının 1484 yılında 10 hane olarak Kayseri Sancağı Yörükleri arasında ve Kayseri şehrinin hemen yanı başında bulunuduğunu görüyoruz ki, bu mahallenin bu isimle kurulmasını daha iyi yorumlayabiliriz. Yine Hamurcu isimli bir mahallenin adını da Malya Nahiyesi Yörükleri arasında aynı tarihlerde gördüğümüze göre, bunun sadece bir meslek dalı olduğunu düşünemeyiz. Hasünlü mahallesi adını Karataş Yörüklerinin(İncesu) oymak adından, Dündar mahallesi Ramazan ulusuna tabi Dündarlu oymağından, Hüseyinli mahallesi aynı addaki Kabaklı ve Sarı Keçili aşiretlerinin oymak adından, Taşkın adı Yahyalı Yörüklerinden, Şeref mahallesinin adı İslamlu Yörüklerinden, Bayram Hacı adı Irmakkenarı nahiyesi Yörüklerinden(Eymür boyundan), Hacı İvazlı mahallesi Karataş Yörüklerinden (Avşar boyuna mensup), Selmanlı mahallesi Zamantı Türkmenlerinden (Avşar boyuna mensup) Köse Danişment adı Danişmentli Türkmenlerinden, Karakeçili adı Kayı boyundan, Bozatlu adı Kızık boyundan, Varsak adı da Varsak Türkmenlerinden adını almaktadır. Hiçbir isim tesadüfen verilmiş değildir. Mehmet İnbaşı, Kayseri ilinin yakınlarında bulunan ve ileriki zamanlarda Kayseri’nin büyümesine önemli ölçüde katkılar sağlayan “Kayseri Sancağı Yörükleri”ni şu isimler arasında toplamıştır (1484): Ali Beğ Hacı, Arabşalu, Aşağı Marason, Bahadır Hacılı, Boyacılar, Cevni, Çakırlı, Dikilitaş, Gözübağlı, Kabaklı (Sarı keçili), Kara Türkoğlu, Karacalı, Karasu, Köseoğlu, Kulu, Lukde ve Sevgan, Mehmed b. Ramazan, Mehmed b. Teberrük, Muzaffer Fakih, Oduncu, Palanlu, Sakal Tutan, Sarım Hacılı, Seğeniç, Selvi, Sosunlu, Süksün, Vartan, Veled-i Döğer, Veled-i Hasbek, Virancıklı, Yahyalı, Yamaçoğlu, Yörükan ve Yukarı Marason oymaklarıdır ve toplam 611 neferdir.[102] Kayseri’nin Bozatlı Mahallesini oluşturan ve Kayseri şehir merkezinde nüfus hareketleri sağlayan Bozatlı oymakları ise Döğerlü, İyicir, Oyluk Fakihli, Bayram Hacılı ve Selimli adını taşıyordu ve 1502 yılında toplam 302 nefere sahipti.[103]
Kazancık Oymağı:
Pınarbaşı ilçesinin Kazancık köyüne adını veren oymak, Osmanlı kaynaklarına göre, Yörükhan Taifesinden bir Türkmen Boyunun adıdır. Kazancık, Hazar Denizi Güneydoğusunda bir boyun adıdır. 1880’de tesbit edilen Hazar Ötesi Türkmen Oymakları listesinde, Kazancılılar, Horasan’da yaşayan Sarık Türkmenlerine bağlı bir oymak olarak gösterilmiştir. Yavuz Selim zamanında, Çepni oymağından birinin adı Kazancı oymağıdır. Azerbaycan güneyinde, 19. Yüzyılda, Karasu ırmağı kenarında yaşayan Şahseven Türkmenleri arasında Kazanlu adında bir oymak da vardı.
Kazıklı Oymağı:
Türkmen topluluklarından olan oymak Kazıklı aşiretindendir. Bozulus’a bağlı Kazıklı oymakları Develi mıntıkasındaki yaylalarda görülmüştür. 18. yüzyılda asıl yurtları Adana eyaletinde olmasına rağmen Kozan dağı mıntıkasına ve Develi yaylalarına gelmişler ve yerleşik ahaliye zarar vermişlerdir.[104] II. Selim devrinde Şam Türkmenleri arasındaki Afşarlar çeşitli kollara ayrılmıştı. Bunlardan Kazıklı Avşarı 130 vergi nüfuslu idi.[105] Kazıklılardan bazı obalar bulundukları yerden göç ederek çeşitli bölgelere dağılmışlardır. Adana bölgesinde yurt tutan bir grup, 18. yy’da Kozan Dağı ile Kayseri’nin Develi civarındaki yaylalarda konaklamaya başlamış ve yerleşik ahaliye zarar vermişlerdir. § Günümüzde Malatya’nın Hekimhan ilçesine bağlı Akmağara köyü halkının bir kısmı Kazıklılardandır.[106] Kazıklı Avşarı Rakka, Hama, Humus, Rumkale, Yeni-İl, Boz-Ok, Maraş, Tarsus, Adana, Siverek, Ankara, Kocaeli, Dağardı – Kütahya, Yüreğil ve Kete’de yerleşmiştir.[107]
Keller/ Ketli/ Kellerki Oymağı:
Mamalı aşiretinden gelen bu Türkmen oymağının Zamantı’ya yerleştiği kayıt altına alınmıştır.[108]
Kemercili Oymağı:
Irmak kenarına yerleştiği kayıt altına alınan Türkmen topluluğu bugün Özvatan ilçesinin Kermelik köyünde oturmaktadır.[109]
Kerevinlü Oymağı:
Maraş’ın Hurman nahiyesinin Kerevin köyünde oturan oymaktan bir grup 1563 yılında Sarız bölgesinde Sütgin (Sütgün) ve Çatal Pınar yaylalarına geliyorladı. Sütgin yaylasını Cerid Tayfası ile birlikte kullanıyorlardı. [110] Dulkadirli Yörüklerinden olan oymak Kevenir adıyla Kustere Yörükleri (Tomarza) arasındadırlar ve 1584 yılında Karaca İn mezraında 12 hane nüfusları vardı.[111]
Kesanlu / Keşanlu Oymağı:
Yahyalı Yörüklerinden olan oba 1500 yılında 21 hane nüfusa sahipti.[112]
Kethüdalu Oymağı:
1563 yılında Çörmüşek Nahiyesinde Gidesun köyünde 32 nefer olarak bulunuyorlardı.[113] Ketişoğlu Oymağı:
Develi, Harmancık, Yahyalı ve Zamantı havalisine yerleşen bir Türkmen oymağı olarak kayıt altına alınmıştır.[114]
Kevni Oymağı:
Dulkadirli Yörüklerinden olan oymak Malya nahiyesinde (Tomarza) Kustere Yörüklerine tabi gösterilmiştir ve Kevni mezraında meskundur. 1500 yılında 32 hane nüfusa sahiptiler.[115]
Kıcılı / Kıcıklı Oymağı:
Kayseri’ye yerleşen bir Yörük topluluğudur. Yerleştikleri yer bilinmemektedir.[116]
Kıfoğlu / Kıfıoğlu Oymağı:
Develi’ye yerleşen bir Yörük topluluğudur.[117]
Kılavuzlu Oymağı:
Kayseri yöresine yerleşen Ulu Yörüklere ait bir oymaktır. Yerleşim yeri bilinmiyor. Amarat Kasabası ve civarı olduğu düşünülüyor.[118]
Kınık Oymağı:
16. yüzyılda Cırgalan ve Mancusun köylerine bağlı “Yazıkınık” adını taşıyan birer Kınık obası vardı. Kınıklar, Selçuklu devletini kuran Oğuz boyu olarak bilinmektedir. 1543 tarihinde Zamantı’da bulunan Kınık Şeyhlü obasının Kayseri’ye bağlandığı kayıtlara geçmiştir. Kınık Şeyhlü oymağı 16 yüzyılda Kustere Yörükleri arasında görülmektedir. Bu obanın 1570 yılında Tomarza’da 31 hane nüfusu vardı.[119] 1563 yılı Maraş Tahrir Defterine göre, Kınık Oğulları adı verilen bir oba da, Çörmüşek nahiyesinde 32 hane olarak Kapuluca köyünde oturuyordu. [120]
Kılıç / Kılıçlı Oymağı:
Dulkadirli Yörüklerinden olan oba, Sahra nahiyesinde (Kayseri, Argıncık, Erkilet yöresi) Şevketlice köyünde oturmakta idi. Bir başka Kılıçlı obası ise 1694 yılında Kara Hasanlı Ceritleri ile birlikte Kayseri’de görüldü. Yeni İl Türkmenlerine bağlı olan Kılıçlı obasının kesin olarak nereye yerleştikleri bilinmiyor. Dulkadirli Türkmenlerinden olan bir başka Kılıç Oymağı’nın ise 1500 yılında 18 neferinin bulunduğunu ve Şöğence(?) köyünde oturduğunu biliyoruz. Hızır v.i. Kılıç adlı oba beylerinin adını taşıyan bu obanın yerleştiği köy de bugün bildiğimiz bir yerleşim yeri değildir. 1584 yılında Irmak Kenarı nahiyesi Yörükleri arsında geçen oymak, Belügen[121] ve Dane Kıran mezralarında 17 hane nüfusa sahipti.[122] Bugün Kayseri’de Kılıçkaya (Develi), Kılıç Mehmet ve Kılıç Kışla (Pınarbaşı) olmak üzere kılıç adını taşıyan üç köy bulunmaktadır.
Kıranartlı Oymağı:
1761 yılında Receplü, Lekvanik ve İmamkulu oymağı ile birlikte Rakka’dan kaçıp önce Maraş topraklarına sonra da Kayseri’ye gelmişlerdir.[123] Bugünkü Kıranardı köyünü (kasabasını) kurdukları tahmin ediliyor.
Kırımlı Oymağı:
İncesu’da meskun bir Türkmen oymağıdır.[124]
Kırıntılı Oymağı:
Kırıntılı oymaklarının yazılı kaynaklara girmesi, 1690′lardan itibarendir. Daha öncesine ait şimdilik bir belge yok. Bu tarihlerden itibaren, Osmanlının konar göçer aşiretleri iskan faaliyetlerinin sonucu olarak zorla iskana tabi tutuluyor, birçok macera yaşıyor ve oldukça acı çekiyorlar. Ama kendilerinin de pek sakin oldukları söylenemez . Her zaman isyankar, gerektiğinde eşkıya, kolay baş edilemez bir boy. Gerçi o yıllardaki Anadolu’yu ve Osmanlı politikalarını incelediğimizde kendilerine hak vermemek mümkün değil.18. Yüzyılda iç iskanı doğuran nedenleri kısaca özetleyelim. 1- Uzun savaşlar nedeniyle meydana gelen ekonomik bunalımlar. 2- İsyanlar, eşkıyalık gibi çeşitli iç karışıklıkların ortaya çıkardığı durum. 3- Devlete yeni gelir kaynakları elde etmek amacıyla harap ve boş alanların ziraata açılma meselesi. 4- Yapılan savaşlar nedeniyle sınır bölgelerinden içeriye doğru olan insan göçü.17. y.y. sonlarına doğru Anadolu’da celali isyanları çıkar. Büyük karışıklıklar baş gösterir. Büyük çoğunluk köyünü, çiftini çubuğunu terk eder. Eşkıyalık başlar. Osmanlı devleti boşaltılan bölgelere insanlar getirip iskan ettirir. Akla önce konar göçerler gelir. Çünkü başıboş yaşayıp denetlenememekte ve yazlık, kışlık göç hareketleri sırasında hayvanları ile ekili alanlara büyük zararlar vermektedirler. Ayrıca isyanlara katılıp, eşkıyalık yapmaktadırlar.O yıllarda Kırıntılı cemaatleri, Güngördü, Hacılı, Delili, Kızılkoyunlu gibi cemaatlere yakın olup, çok daha büyük olan Lekvanik Aşireti ile birlikte hareket etmektedir. Yani nerede bir Lekvanik aşiretinden bahsedilse, mutlaka orada Kırıntılı da vardır. Bazı bölgelerde ise Receplü Avşarı gibi Türkmen boyları ile beraberdir.Yine aynı yıllarda Kırıntılıların en fazla görüldüğü bölgeler İç Anadolu, bilhassa Kayseri, Adana illeridir. 1699 da Kayseri, Develi ovasında yaşayan ve Daha önce Suriye’deki Rakka bölgesine iskan olundukları halde gitmeyen; Kırıntılı, Güngördü ve Delili cemaatlerinden 400 kadar eşkıya gemilere bindirilerek zorla Kıbrıs adasına sürülür.1703 yılları civarında asilik ve soygun faaliyetlerinde bulunan Lekvanik, Kırıntılı ve Hacılar cemaatlerinin Develi’deki Harmancık mevkiinde boş bir köye yerleştirilmelerine karar veriliyor. Ancak aynı sorunlar devam edince Halep ve Rakka’ya sürülürler. Ancak zamanla hepsi geri kaçar.1712 yılında Receplü Avşarı ve Lekvanik Aşireti ( Kırıntılılar dahil ) birleşerek olaylar çıkarmaları üzerine, Rakka’ya iskanları emir olunuyor . Ancak aşiretler buna direnince iskandan vazgeçilip, Zamantı kazasındaki boş köylere yerleştiriliyorlar.1726 Yılında Lekvanik ve Kırıntılı cemaatlerinin, Nevşehir’e yerleştirilmeleri için teşebbüste bulunuluyor. Bunlar daha önce, Göksun ve Mağara bölgelerinde yaylamak ve Anavarza’da kışlamak üzere yerleştirilmiş aşiretler. Ancak vergi sorunları yüzünden başkaldırınca Nevşehir’e sürülmek isteniyorlar. Yine aynı yıl bu aşiretlerin bir kısmının Kırşehir’in Süleymanlı kazasındaki Harap ve boş köylere yerleştirilmeleri teşebbüsünde bulunuluyor. 1702 Yılında Rakka’ya iskanları ferman olunan Güngördü , Kırıntılı ve Delili cemaatleri; Niğde Bor, Ürgüp Ve Ereğli’de olaylar çıkardıklarından Kıbrıs adasına sürülürler.1766 da Niebuhr adlı Tarihçi Ankara bölgesinde Lekvanik, Kırıntılı ve Hacılar cemaatinden 1000 kadar çadır tespit eder.Yukarıda yazdıklarımız tarihin sadece küçük bir kesitinde Kırıntılı Aşiretlerinin yerleştirilmesi ile ilgili hareketleri anlatıyor. Bunun öncesi veya sonrasını bilmiyoruz. Ancak bazı izlere rastlıyoruz. Örneğin bugün Kadirli’de kendilerine Kırıntılı diyen insanlar var. Anadolu’da ismi Kırıntı olan başka köyler var. Kırıntılıların en çok görüldüğü Kayseri’de, Pınarbaşı ilçesi sınırları içinde Kırıntılı tepesi var.Bahsettiğimiz iskan hareketleri sırasında Kırıntılıların birçoğu, iskan yerlerinden kaçıp izlerini kaybettiriyor. Yeşil otlaklarda sürülerini özgürce dolaştıran insanların, örneğin Rakka’da çöl iklimine uyum sağlamaları mümkün mü ?Özet olarak şunu söyleyebiliriz. Tarihte Kırıntılıların görüldüğü bölgeler Kayseri, Develi, Zamantı, Tomarza, Pınarbaşı, Adana,Kozan, Kadirli, Nevşehir, Kırşehir, Ankara, Andırın, Halep, Rakka ve Kıbrıs’tır. Muhakkak ki aynı yerlerde hala Kırıntılılar yaşıyor. [125]
Kımızlı Yörükleri:
Kustere’ye tabi (Tomarza) Karacaviran köyünde meskun olan bir Yörük topluluğudur. 1520 yılında 12 hanedirler.[126] Karacaviran köyü bugün Karacaören adını taşımaktadır.
Kızılcıklı Oymağı:
Pınarbaşı nahiyesinde 1563 yılında Karakaya viranı adı verilen mezrada ziraat ile meşgül oluyorlardı.[127]
Kızıldonlu Oymağı:
1563 yılında Zamantı Nahiyesi Serkurun köyünde 17 nefer olarak bulunuyorlardı.[128]
Kızılmamalı Oymağı:
16. yüzyılda Irmak kenarı nahiyesinde oturan İslamlu Yörüklerine bağlı oymak, İzzetli, Uzunağıl ve Karkuyusu mezralarında oturmakta idi. İzzetli mezraında 1520’de 19 hane nüfusları vardı. 1570 yılında bu oymaktan 66 hane Koramaz nahiyesine kayıtlıdır.[129]
Kızılhanlu Oymağı:
İslamlu Yörüklerindendir. Kömürcülü oymağı ile birlikte 1584 yılında Kara Kilise’de 74 hane nüfusları vardı.[130]
Kızılhasanlı Oymağı:
İslamlu Yörüklerinden olan oymak İslamlu’da 1584 yılında 54 hane olarak Kara Kilise mezraında meskundu. Kara Kilise’nin bugünkü Kocasinan ilçesine bağlı Karakimse köyü olduğunu biliyoruz. [131]
Kızık Oymağı:
Oğuzların Kızık boyunun adını taşıyan iki farklı Kızık obası 16. yüzyılda tespit edilmiştir. Bunlardan biri Kayseri’ye bağlı köy olarak adı geçen ve bugün de aynı adla Kayseri’nin Güneşli bucağına bağlı Kızık köyüdür. Diğeri ise Develi ilçesinde bugün de aynı adı taşıyan Kızık köyüdür.[132] Sümer, 16. yüzyılda Kayseri merkezinin yakınlarındaki Kızık köyünü 81 vergi nüfunda gösterirken, Develi’deki Kızık köyünü 9 vergi nüfusunda göstermektedir.[133]
Kızıl Viranlu Oymağı:
1563 yılında Çörmüşek nahiyesinde Kızıl Viran köyünde 75 nefer nüfusları vardı ve Satı Kalesi mezraını yaylak olarak kullanıyorlardı.[134]
Kirişler Oymağı:
Yahyalı Taşhan’da meskun bir Türkmen obasıdır.[135]
Kocanallı / Kocahallı / Kocahalilli Oymağı:
Avşar boyuna mensup bu Türkmen obası Sarız ilçe merkezi, Sarız’ın Yalak (Yeşilkent), Dayıoluk, Kemer, Karayurt, İncemağara (Kısmen), Oğlakkaya, Ayranlık, Mollahüseyinler, Altısöğüt, Çörekdere, Kızılpınar, İmirze Ağa, Kuşçu; Tomarza’nın Çanakpınar, Emiruşağı; Pınarbaşı’nın Arslantaş, Karapınar, Solaklar, Halevik ve Sıradan köylerinde oturmaktadır.[136]
Koçgiri Oymağı:
Şeyh Hasan Türkmenlerinden olan oymak, Sivas, Kayseri, Erzincan, Maraş ve Tunceli yöresinde bulunmaktadır. Kayseri’de Sarız bölgesinde ve Kayseri şehir merkezinde bulunan Koçgiriler, Kayseri bölgesinde Şeyh Hasanlı, Hasenan gibi isimlerle de biliniyor. [137]
Koğalı Tatar Oymağı:
Kayseri’de yerleşik bir Türkmen topluluğudur. Yerleştikleri yer bilinmiyor.[138] Bu oymağın adını taşıyan Yeşilhisar ilçesinde Kovalı adlı bir köyün varlığı biliniyor.
Koramaz Nahiyesi Yörükleri /Türkmenleri:
Bünyan ilçesi ve civar köyler 16. yüzyılda Koramaz nahiyesi adı verilen bir birime bağlıydılar. Bünyan ilçesinin eski adı Sarımsaklı’dır. Bu isim aynı adı taşıyan Yörük-Türkmen oymağının adıdır. Bünyan ilçe merkezinin kurucusu olan Sarımsaklı Yörükleri dışında yörede birçok Yörük-Türkmen obasının varlığı da tespit edilmiştir. 1500-1520-1570 yıllarında Koramaz nahiyesinde bulunan oymaklar şöyledir: Süksün (67 nefer)Süleymanlı (Sindeler’de)Birader (32 nefer)Bozca (61 nefer)Evlad-ı Taşkın Gavurgalı (10 nefer)Gürge (33 nefer)Hacılar (37 nefer)Hallaçlu Hamırkesen (20 nefer)Hasan (63 nefer)Hızır Hacılı (56 nefer)Hoca HacılıKonuklar (126 nefer)Alembeğlü (20 nefer)Beylikli (46 nefer)Demircili (49 nefer)Derenci (61 nefer)Enbel (40 nefer)Evlad-ı Eşref (47 nefer)İnce / Hacı Bayram (86 nefer)Kızıl Mamalı (20 nefer)Kömürcülü (66 nefer)Okçu (38 nefer)Ömerlü (35 nefer)Pusatlu (30 nefer)Şeyhler (25 nefer)Toklar (43 nefer)Yemenice (27 nefer)Zeynelhanlı (20) nefer)[139] 16. yüzyılda Koramaz nahiyesinin sınırları içerisinde bulunmamasına rağmen daha sonraki tarihlerde Bünyan ilçesine katılan köylerle birlikte yeni Yörük-Türkmen obaları bu ilçeye dahil olmuştur.Tekeli (Büyük Tuzhisar)Süleymanlı (Akmescit)Süksünlü (Süksün)Alaaddinli (Büyük Tuzhisar)Karakayalı (Karakaya)Şeyhli (Ekinciler)İbrahim Hacılı (Koyunabdal)Demircili (Güllüce)Toramanlı (Gergeme) Bezircili (Gergeme)Yağmurbeyli (Yağmurbey)Karahıdırlı (Karahıdır)Kösehacılı (Kösehacı)İlbeyli (Büyük Bürüngüz)Karakoçlu (Büyük Bürüngüz)Pehlivanlı (Elbaşı) Ağcalı (Ağcalı) Hazarşalı (Hazarşah)Mamalu (Samağır) Karataylı (Karadayı)Karabekirli (Karadayı)Türkmen Sülüklü (Emirören)Sungurlu (Karadayı)Başladık (Güllüce)Karacakürt (Sultanhanı)Karkınlı (Girveli) Vezirli / Veziroğlu (Kösehacılı/Yünören)[140]
Kömüroğlu Oymağı:
İslamlu Yörüklerinden olan oymak adını Ahmet bin Kömür isimli boy beyinden almıştır. 1500 yılında 17 hane olarak Kara Kilise ve Arapgir kışlaklarında kalıyorlardı. 1484 yılında İslamlu’da Kara Kilise, Arapgir, Derebağ, Kireccik, Demek, Gedük, Yosun, Viran ve Mescidlü’de 255 nefer olarak bulunuyorlardı. Bu oymak II. Bayezid döneminde Bozok’a gitmiş ve bunların tekrar Kayseri sancağına iadesi için Sultan II. Bayezid bir hüküm göndermiştir. 1570 yılında bu obadan 38 hane Koramaz nahiyesinde kayıtlıdır. [141]
Körükçüler Oymağı:
Kayseri şeriye sicillerine göre, 1760 yılında bu oymağın Hüseyin Keyhüda ve Kara Hızır oğlu başkanlığında 600 kadar ev olarak Yahyalı kazasına tabi Oğlakçı mahallesine konup Bozoğlan denilen eşkıyaların 30 neferi ile eşkıyalık ettikleri yazılmıştır. Ağcaşar ve Özbek köylerinde de bu tür zararları olmuştur. [142]
Köseoğlu Oymağı:
Kayseri Sancağı Yörüklerinden olan oba, 1484 yılında Elim Pınarı / Alım Pınarı mezraında 24 hane olarak bulunuyordu.[143] Bugün Kayseri şehir merkezinde bu lakabı taşıyan aileler olduğu gibi Amarat Kasabasında da Dulkadirli Türkmenlerinden (Yapalak) Kara Köse lakaplı aileler vardır. Develi’nin Köseler köyü de 1700’lü yıllarda buraya yerleşen Dulkadirli soyundan Bozulus aşiretine bağlı Köseler oymağındandır.
Köşgerlü / Köşger Oğulları Oymağı:
Köşgerlü oymağı, 1563 yılında Pınarbaşı nahiyesinin Köşgerlü köyünde 59 nefer olarak bulunuyordu. Aynı tarihte bu oymaktan kopan Köşger Oğulları adını taşıyan oymak da 14 nefer olarak Yarımca Han köyünde Arslan Bükü’nde bulunuyorlardı.[144] Köşgerlülerin oturduğu Köşgerlü köyünde bu tarihte Eşkinciyan Yörüklerinden de 8 nefer, Arslan Bey’de de 6 nefer bulunuyordu.[145] Pınarbaşı ilçesindeki Köşger Dağı bu Yörük topluluğundan adını alıyor olmalıdır.
Konuklar Oymağı:
Bu Türkmen topluluğu 16. yüzyılda Yahyalı kışlağında Saraycık ve Karkuyusu mezralarını tasarruflarında tutuyorlardı. 1520 yılında 134 hane, 1584 tarihinde 98 hane olarak Saraycık köyünde oturuyorlar ve Çapin mezraını ellerinde bulunduruyorlardı. Bu oymağın Kayseri’de şehir merkezinde M.1500 yılında bir mahalleye de adını verdiği anlaşılıyor. 1570 yılında Koramaz nahiyesinde (Bünyan yöresi) Konuklar oymağına bağlı 126 hane vardı.[146]
Korkutlu Oymağı:
Kayseri’ye yerleşen bir Türkmen obasıdır.[147] Yerleşim yeri bilinmiyor.
Koyuncu/ Koyunlu (Ödemiş) Oymağı:
Kayseri’ye yerleşen bir Yörük obasıdır. Yahyalı’dan Koyunlu obasının Saraycık mezraında/ köyünde oturdukları anlaşılıyor.
Kozaklu Oymağı:
Pınarbaşı nahiyesinde 1563 yılında Doğan Viranı denen mezrada ziraat yapan bir oymaktı.[148]Okçulu Oymağı ile birlikte Çoğul Viran mezraında 11 nefer nüfusları vardı.[149] Kozanlı /Kozanoğlu Oymağı:
Kayseri’de yerleşik bir Yörük Türkmen topluluğu olarak gösterilmiştir. Develi,Yahyalı ve Tomarza yöresinde adı zikredilen meşhur Kozanoğlu ailesi bu oymaktan geliyor olmalıdır. Varsaklar, Avşarlar ve Sırkıntılı aşiretlerinden oluşan bir Türkmen topluluğu olan Kozanoğulları, 1865 yılında Fırka-i İslahiye birliklerinin Kozan bölgesinden dağıttığı bir topluluk idi. Bunlar Kayseri, Konya ve Sivas havalisine yerleştirildiler. Kayseri’de Develi ve Yahyalı bölgesinde Kozanoğlu ailesine mensup birçok aile vardır.[150] 19. yüzyılda Kayseri medreselerinde öğrenim gören aşiret mensubu en çok öğrenci Kozanoğlu aşiretinden olanlardı. [151] Antep’ten geldikleri ve 300 hanelik Arıklı obasından oldukları söyleniyor. 1719 tarihli bir hükümde ise Osmanlılarca Kozan-Oğlu cemaatleri diye Varsak Türkleri anlatılmak istenmiştir. Ancak buradaki ifade çok muğlaktır. Faruk Sümer de Kozan-Oğullar’nın Varsak oldukları görüşündedir.[152] Ancak Kozan oğullarının Antep’ten geldikleri ve bu bölgenin Boz-Oklara mensup olduğu düşünülürse[153] onların Boz-Oklardan olduğu ve Afşar olma ihtimallerinin yüksek olduğu anlaşılır. Günümüzde bazı Afşar köylerinde soyu Kozan-Oğulları’ndan inen bir kısım aileler de Afşar olduklarını söylemektedir. 1624 yılında Abaza Mehmet Paşa’nın II. Osman’ın (Genç) intikamını almak için Sadrazam Çerkez Mehmet Paşa’ya karşı ayaklandığında, Orta Anadolu’dan toplayıp Kayseri’deki Boğazköprü’ye kadar getirdiği 40.000 kişilik ordusunda Kozanlılar da vardı. Kozanlı cemaatinden bir bölük bu olaydan sonra 1650 yılında Antep’e gelerek yerleşmiştir.[154] Kozan-Oğlu, 1690 yılındaki Avusturya Seferine çağrıldığı gibi Rakka iskanına gitmeyen bazı aşiretlerin Kıbrıs’a sürülmesi esnasında da (1702) devlet tarafından yardıma çağrılmıştı.[155] Kozan-Oğlu, 1706 yılında Lek cemaatiyle birlikte Kurt Kulağı adlı yerde İsmail Paşaya saldırıp soymuşlar ve tedipleri için üzerlerine Karaman valisi Hasan Paşa gönderilmiş, diğer şakiler yakalandığı halde Kozan-Oğlu kaçmış, yakalanması için emir gönderilmiştir. Ertesi yıl Kozan-Oğlu Adana Beylerbeyi Abdulgafur Paşa tarafından yakalanarak Niğde kalesine hapsedilmiştir.[156]§ 19. yy’a gelindiğinde Çukurova bölgesinde sayısı 26’yı bulan (5’i aile) bir aşiret ve aile topluluğu vardı. Bu ailelerden Kozan ve havalisinin hakimi olan Kozan-Oğulları bölgedeki aşiretleri de (Afşar, Sırkıntı, Varsak, Tecirli, Cerid) kendilerine bağlayarak büyük bir güç elde etmişler ve Çukurova’da nüfuz sahibi olmuşlardı. Afşarlar, büyük ölçüde Kozan-Oğulları’na destek vermişler ve onlara bağlı bulunmuşlardır. Kozanlıları sindirmek için üzerlerine gönderilen devlet kuvvetleri başarı elde edemediler. Bunun üzerine bölgenin tek hakimi durumuna gelmişlerdir. 1857 yılında D.V.Langlois’in Çukurova’da bulunan oymaklarla ilgili listesinde Kozan-Oğulları 500 ev, 7.000 koyun, 5.500 keçi, 2.500 sığır ve 50 deveye sahip gözükmektedir.[157] Osmanlı Devleti Çukurova’da asırlardır devam eden bunalımı sona erdirmek için bölgeye Fırka-i İslahiye adıyla bir ordu gönderdi. Fırka, Çukurova’da bir çok yeri düzene koyduktan sonra Kozan’a yöneldi. Kozan-Oğullarıyla anlaşma yapıldı ve Kozanlılar itaat altına alındı. Ancak Kozan-Oğlu Yusuf Ağa çoğu Avşarlardan kurulu kuvvetleriyle Fırka-i İslahiye’ye karşı savaş açtı. Fırka ile Yusuf Ağa arasında şiddetli çarpışmalar oldu. Yusuf Ağa’nın yakalanıp idam edilmesiyle mesele kapandı. Bu çarpışmalarda Afşarlar büyük zayiatlar vermişlerdir. Kozan-Oğulları, itaat altına alındıktan sonra İstanbul, Şam, Trablusşam, Yozgat ve Sivas taraflarına sürüldüler.§ Kozanlıların yayıldıkları yerler şuralardır. Adana, Bergama ve Tarhala, Denizli, Dulkadır, Halep, Haruniye, Kars-ı Maraş, Kayseri, Kilis, Kütahya, Maraş, Nevşehir, Niğde, Sis, Tarsus ve Yüreğir. [158] Manisa Soma’nın Kozanlı köyü ile Selendi’nin Karakozan köyü Kozanlıların iskanıyla kurulmuştur.[159] Yunanistan’ın Batı Trakya kesiminde de Kozan-Oğullarına rastlamaktayız. Bir Kayseri türküsünde adı geçen Kozanoğlu şöyle anlatılmaktadır:
KOZANOĞLU TÜRKÜSÜ
Erciyes kıralı harmancık yurdu
Nice oldu dağların aslanı kurdu
Ara yerde kaldı Hacılar yurdu
Elin seni istiyor gel Kozanoğlu
******
Çadırın ardında maya kuzular
Yanı yöresinde çağlar sızılar
Elin aşiretin seni arzular
Elin seni istiyor gel Kozanoğlu
******
Kozan geldi iskeleye dayandı
Kılıcın kabzası kana boyandı
Maaşımız bin beş yüze dayandı
Elin seni istiyor gel Kozanoğlu
Kaynak Kişi: Hasan Akalın Derleyen: Muzaffer Sarısözen
Kömeç (Gömeç)[160] Oymağı:
Beydili boyundan gelen Kömeç oymağı, bugün Kocasinan ilçesinin Güneşli bucağına bağlı Gömeç köyünde oturmaktadır.[161]
Köpeklü Oymağı:
[162] 1563 yılında Çörmüşek Nahiyesinde Hunu Viran (diğer adı Celeb Keşiran) mezraında bulunuyorlardı. Aynı nahiyede Girgin köyünün diğer adı da Köpeklü idi. Köpeklü Avşarlarına dayandığını zannettiğimiz oymak bu köyde 6 nefer nüfus olarak bulunuyordu.[163] Tomarza ilçesinin Turan köyünün eski adı Köpekli idi. Moğolların Kösedağ Savaşından sonra (1243) Selçukluları yenip ardından 1277’de Anadolu’nun önemli bir kısmına hakim olmaları üzerine, Moğollara karşı Anadolu’yu savunan tek unsur Türkmenlerden bir kısmı, Moğol baskılarına dayanamayıp Suriye’ye (Gazze’den Antakya ve Diyarbakır’a kadar uzanan saha ile Suriye sahillerine) 40.000 çadır nüfusla göç ederek Memlukler’e sığındı.[164] Bu Türkmenler burada da Boz-ok ve Üç-ok teşkilatlarını yaşattılar. Bozoklar’ın başında ise Afşarlar vardı. [165] Afşarlar, üç obaya ayrılıyordu ve en büyükleri ve önemlileri Antep bölgesinde bulunan Köpek-Oğulları idi. Köpekliler, Fırat bölgesinde 1440-45 yılları arasında oldukça faal görünüyorlardı. Beyleri Hüseyin, Malatya hakimi idi. Köpekliler, Memluklerin yardımcı kuvveti idi. Ayrıca Köpek ailesinden olan Sakalsız-Oğulları adlı oba, Halep’in batısında yaşıyordu ve onlar da Memluklerin yardımcı kuvvetiydi.[166] Köpek-Oğullarına adını veren Köpek hakkında bir bilgiye sahip değiliz. Çok etkin ve nüfusu fazla olan Köpeklilerin daha eskilerde var olan bir oymağın kalıntısı ve devamı olduğu akla geliyor. Gerçekten de Orta Asya’da eskiden büyük bir oymak olan Köpek-Oğulları’nın yaşadığı bilinmektedir.[167] Köpekliler, diğer Türkmen boylarıyla beraber 14 ve 15. asırlarda bölgede Osmanlı-Akkoyunlu-Memluk devletleri arasındaki çekişmelerde ve Dulkadır Beyliği ile Ramazan-Oğulları bünyesinde yoğun olarak faaliyet göstermiştir. Osmanlılar, 1482’de Çukurovayı istila ettiler. Ardından 1517’de Memluk devletinin yıkılmasıyla bölge tamamen Osmanlı egemenliğine girdi. Kanuni devrinde Halep Türkmenleri arasında Afşarlar, Köpekli, Gündüzlü ve Avşar olmak üzere üç koldan oluşmaktadır. Bunlardan Köpek-Oğulları, Turak Bey Oğlu Emenlik idaresindeydi ve 15 obaya ayrılmıştı.[168] Emenlik Beyden sonra Köpek-Oğlu ailesi hakkında bilgiye sahip değiliz.[169] Dulkadırlı Türkmenlerinden Kavurgalı taifesine mensup olan Köpek-Oğlu cemaati Köpekli Avşarlarının Sis bölgesindeki bir kolu olmalı. 1519’da, 15 hane, 5 mücerret, 1230 akça hasılı, 1523-4’te 18 hane, 7 mücerret, 1430 akça hasılı, 1525-6’da 14 hane, 6 mücerret, 816 akça hasılı, 1536-7’de 21 hane, 4 mücerret, 11 kuşçu, 1062 akça hasılı vardı ve Mescitli mezrasında ziraat yapıyordu.[170] Köpeklilerin, Boz-Ulus ve bazı obalarının (Boynu-Kısalı, Deliler, Sekiz) Yeni-İl Türkmenleri arasında bulundukları anlaşılıyor. Boz-Ulus’un Şam Türkmenleri grubunun arasında bulunan Köpekliler, II. Selim devrinde biri 367, diğeri 109 vergi nüfuslu iki obaya ayrılmıştı. Diyarbakır’daki Boz-Ulus Mandesi kesiminin içindeki Köpekliler ise 1691 yılında Yeni-İl’deki Avşarlarla beraber Rakka’ya iskan edildilerse de bir kısmı Batı Anadolu’ya kaçtı. 1716 yılında Balıkesir’in Mihalıç kazasında görülen Köpekli Afşarları bunlardandır.[171] 1708 yılında Adana’da Danişmentli Türkmenlerinden konar-göçer bir halde yaşayan Köpekliler bulundukları bölgeden dağıldılar, ancak tekrar Anavarza’ya iskanları yapıldı. Fakat Köpeklilerin rahat durmadıkları anlaşılıyor, çünkü 1710 yılında Rakka muhafazasına gönderilen bir emirle Hama’ya iskanları gerçekleşti. Arap kabilelerinin baskıları sebebiyle yerlerini bırakıp Şam, Halep ve Trablus-şam bölgelerine gitseler de tekrar iskanları için 1720’de emirler gönderildi.[172] Günümüzde Malatya Hekimhan’a bağlı Başkınık ve Çulhalı köyleri ile Bahçeler mezrası (Çulhalı’dan gelen Kocalar sülalesi kurmuş) Köpekli Avşarındandır.[173] Afyon’un Çay ilçesi ve çevresinde de Köpekliler bulunmaktadır. Recepli Avşarlarının da çoğunlukla Köpekli’den çıktığını biliyoruz. Osmanlı belgelerine göre Adana’nın Kara İsalı, Kadirli ve Kozan’da, Silifke, Yeni-İl ve K. Şarki’de görülen Köpekliler, Aydın ve Kütahya’nın Emet ilçesinde de yerleşmişler ve daha batıya giderek Gelibolu’nun Meğri kazası ve Vize ile Köstendil’in İştip ve Silistre’nin Prevadi bölgesinde de iskan olmuşlardır.[174]Köpekli Avşarı’nın bazı obaları şunlardı. 1.Aydoğmuş Beyli 2.Boynu Kısalı 3.Deliler Avşarı 4.Köçekli (Küçüklü) 5.Sekiz 6.Alplı.
Körpeli / Körteli /Körpeoğlu Oymağı:
Zamantı yöresine yerleşik bir Yörük obası olarak gösterilen oymak bugün Özvatan ilçesinin Küpeli beldesini meydana getirmiştir. 1831 yılında Kayseri Sancağında yapılan ilk nüfus sayımında Küpeli’nin adı “Karyeyi Tok Arslan (Namı diğer Küpeli)” olarak geçmektedir[175], ayrıca 1834 yılında temettü defterinde (gelir vergisi) Karye-yi Tok Arslan 80 hane olarak bel
About these ads